<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>akp &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/akp/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "akp"</description>
	<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 23:52:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Abdullatif Şener'e dost kazığı]]></title>
<link>http://bsra38.wordpress.com/?p=102</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 15:26:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>bsra38</dc:creator>
<guid>http://bsra38.wordpress.com/?p=102</guid>
<description><![CDATA[
20 Temmuz 2008 Pazar 15:13
Şener, AK Parti&#8217;den ayrılan veya aday gösterilmeyen vekillere g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="date"><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/sener147de83b647d0c31aby.jpg" alt="" /></div>
<div class="date">20 Temmuz 2008 Pazar 15:13</div>
<div class="short_content">Şener, AK Parti'den ayrılan veya aday gösterilmeyen vekillere göz dikti! En güvendiği bazı isimler ise olumsuz bakıyor!</div>
<div class="short_content">
<div class="news_detail_content">
<div id="news_content" class="content content_12">
<p><strong><span style="color:#990000;">AK Parti'den ayrılan ve istifa kararını bizzat Erdoğan'la paşlaşan Şener'e ilk darbe takım arkadaşlarından geldi. Şener'e destek vereceği belirtilen milletvekilleri birer birer haberleri yalanladı.</span></strong></p>
<p>AK Parti’de 22 Temmuz seçimlerinde liste dışı kalan eski milletvekilleri arasında Abdüllatif Şener çatlağı çıktı. 22 Temmuz seçimleri öncesinde AK Parti’den 9 milletvekili kendi isteğiyle aday olmazken, 155 kişi de liste dışı bırakılmıştı. Eski vekillerin, geçen hafta AK Parti MKYK’dan istifa ederek yeni bir siyasi parti kurma sürecini başlatan Şener’e destek verdiği konuşuluyordu. Özellikle bazı isimlerin Şener’le birlikte yurt içi gezilerine katılması bu iddiayı güçlendirdi. Ancak eski vekillerin de AK Parti ve Şener arasında ikiye bölündüğü ortaya çıktı. Şener’e destek vermeyen milletvekilleri AK Parti Genel Merkezi ve Meclis’teki toplantılara daha sık katılmaya başladılar. Bazı isimler ise yaklaşan yerel seçimlerde aday olmak için çalışma yürütüyor.</p>
<p><strong><span style="color:#990000;">Şener’e destek verenler </span></strong><br />
155 eski AK Partili vekil içinde Şener’e destek verenlerin sayısı 10 ila 15 arasında değişiyor. Şener’le görüşen ve kuracağı partiye destek vermesi beklenenler şunlar: Halil Özyolcu, Mehmet Soydan, Osman Nuri Filiz, Abdülbaki Türkoğlu, Ahmet Işık, Mahmut Kaplan, Mustafa Öztürk, Sebahattin Yıldız, Maliki Ejder Arvas, Mustafa Nuri Akbulut, Cavit Torun.</p>
<p>Eski vekiller, Genel Merkez ve Meclis’te daha fazla ziyaret etmeye başladı. Özellikle Salı günleri yapılan AK Parti Grup toplantılara katılmaya başlayan AK Partili eski milletvekilleri Erdoğan’a “seninleyiz” mesajı veriyorlar.</p>
<p>İçel eski Milletvekili Mustafa Eyiceoğlu, “Ben Erdoğan’la birlikteyim. Belediye seçimlerinde büyükşehir belediye başkanlığı için aday adayıyım. Partim aday gösterir veya göstermez. Başka bir kişinin yapacağı çalışmada yer almıyorum, almam” dedi.</p></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Devletin önemli bir kurumundan emekli olan ve içeride kuşları olan kaynağımızın aktardıkları aynen şöyle]]></title>
<link>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/16/devletin-onemli-bir-kurumundan-emekli-olan-ve-iceride-kuslari-olan-kaynagimizin-aktardiklari-aynen-soyle/</link>
<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 20:56:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>habermerkezi</dc:creator>
<guid>http://habermerkezi.wordpress.com/2008/07/16/devletin-onemli-bir-kurumundan-emekli-olan-ve-iceride-kuslari-olan-kaynagimizin-aktardiklari-aynen-soyle/</guid>
<description><![CDATA[Sizlere istihbaratı kuvvetli olan bir haber kaynağımın anlattıkları ile başlamak istiyorum.
 ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img style="float:left;margin-top:10px;margin-bottom:10px;margin-right:10px;" class="std" src="http://image.haber5.com/haber/17087.jpg" alt="Ergenekon'da konuşulmamış iddialar" />Sizlere istihbaratı kuvvetli olan bir haber kaynağımın anlattıkları ile başlamak istiyorum.</p>
<p> Devletin önemli bir kurumundan emekli olan ve içeride kuşları olan kaynağımızın aktardıkları aynen şöyle;</p>
<p><i><b>-Paşaların gözaltına alındıkları gün eski bir cumhurbaşkanı da gözaltına alınacaktı ama bazı yerler buna izin vermedi. Gözaltına alınma sebebi kuvvetli delillere dayanıyordu. Yalnız iddianameden sonra tekrar gözaltına alınma ihtimalide yüksek. İfadesi alınması içinde çağırabilir.</b></i></p>
<p>-Örgütün Yargı kolunun olduğu söylentileri boş değil, aksine AKP’ye kapatma davasının açılmasında örgütün ciddi etkisinin olduğu, hatta başsavcı atanmadan önce kapatma davasının açılması konusunda savcı ile konuşulduğu yönünde devletin üst kademesinde bazı bilgiler var.<!--more--></p>
<p>-Eğer soruşturma Susurluğa kadar giderse yine eski bir Cumhurbaşkanı, bir başbakan, 4’e yakın emniyet müdürü ve 15’e yakın eski milletvekili ve önemli bir iş adamını ya gözaltına alabilirler ya da ifade vermeleri için çağırabilirler.</p>
<p>-Emniyetin elinde gündeme getirmediği çok daha önemli bilgiler var. Sana sadece şu kadarını söyleyebilirim, zamanı geldiğinde herkesi şaşkına çevirecek bilgiler ortaya çıkacak.</p>
<p>- MİT ve Emniyetteki delillere göre Şener Eruygur’a çok ağır bir ceza verilebilir.</p>
<p>-İstanbul’dan Ankara’ya toplantıya çağrılan gazetecilerinin çoğunun görüntüleri kaydedilmiş. Yine, şuanda Rusya’da olan dönemin Jandarma istihbarat başkanının elinde AKP, CHP, MHP ve Bürokrasinin önde gelen birçok kişinin ses kayıtlarının olduğu söyleniyor.</p>
<p>-Hatta Aydın Doğan ve birkaç işadamının da darbecilerin sözlerini dinlememesi halinde bu kayıtları koz olarak kullanacakmışlar. (Demek ki hafta içinde çıkan haberi doğruluyor, Doğan’ı böyle hizaya getireceklermiş)</p>
<p>-Aydın Doğan’ın söylediği ‘’Hürriyet aslında benim değil, KOÇ’ un’’ cümlesini sakın yabana atma. O sözlerin altında çok büyük şeyler var. (Bu haberi sonradan yalanladı ama gerçeklik payı kesinlikle var.)</p>
<p>-Ergenekon’un PKK bağlantısı yakında ortaya çıkacak ve Öcalan’ın ifadesine bile başvurmaları gerekecek.</p>
<p>-Sana son bir şey daha söyleyeyim, belki bu biraz utobik gelebilir ama bu operasyonu sonuna kadar götürür, yurt dışı bağlantılarına ulaşırlarsa bu işin ucu ABD’de ki Evangelistlere kadar gidebilir.</p>
<p>- Çünkü Türkiye de yapılan bütün darbelere ABD’den destek çıkan kesim ABD’nin dış politikasını belirleyen, aynı zamanda AKP karşıtı da olan Neo-Con’ların da yakın olduğu Evangelistler olmuştur.</p>
<p>NATO’nun kurmuş olduğu üye ülkelerde Gladyo tipi gizli orduların kurulmasında başı çekenlerin tamamına yakını Evangelistlerin içerisinde yer alan asker ve siyasetçilerdir.</p>
<p>Evet, söylenen bu ifadeler çok vahim iddialar içeriyor ama yayınlanan Darbe günlüklerinde bunların çoğunun fantezi olmadığı açıkça ortaya konuyor.</p>
<p><b>Özellikle Ergenekon Terör örgütünün yurt dışı bağlantısının Evangelistler’e kadar uzanacak ihtimalinin olması çok önemli.</b></p>
<p>Böyle bir şeyin olması demek ABD’nin, Türkiye üzerinde nasıl bir politikasının olduğunu göstermesi açısından çok önemli. Tabii dünya üzerinde uyguladığı politika’da ortaya çıkacak.</p>
<p>Amerikan konsolosluğuna yapılan saldırıyı Ergenekon’a dayandırmak belki biraz fantezi kaçıyor ama orada verilmek istenen mesaj henüz çözülmüş değil.</p>
<p>El Kaidenin intikamı olarak görenler var. Böyle bir şey çok mantıksız geliyor. Yani, El Kaide durdu, durdu, tam da Ergenekon üzerine yoğunlaştığımız günlerin içerisinde mi böyle bir saldırı yapayım dedi. Yani El-Kaide dikkatleri kendi üzerine mi çekmek istedi. Ya da biraz reklam mı yapayım dedi?</p>
<p>Reklam yapmak içinde ABD ve Avrupa ülkeleri dururken Türkiye’yi seçti öylemi. Böyle düşünürsek gerçekten kendimize çok yazık etmiş oluruz.</p>
<p>Hadi diyelim ki bu saldırıyı El Kaide yaptı.</p>
<p>Peki, bu El Kaidenin arkasında kimlerin olduğunu dünya bilmiyor mu?</p>
<p>11 Eylül’de ikiz kulelere yapılan saldırıda, binanın içinde çalışan Yahudilerin yüzde 80’nin o gün işe gelmemiş olmaları tesadüf mü?</p>
<p>Neden hala daha 11 Eylül çözülmedi?</p>
<p>Neden 11 Eylülde ki saldırıdan sonra bu işin arkasında ABD’nin bir oyunu olduğu söylentileri ortaya çıktı.</p>
<p>Neden 11 Eylül’den sonra hemen Afganistan’a ardından Irak’a girildi? Yoksa bunlarda mı tesadüf?</p>
<p>Acaba bu, dünyayı kaosa sürükleyerek, kıyameti çabuklaştırmak isteyen Evangelistlerin işi olmasın! Diye içimizden geçirirsek hatamı yapmış oluruz.</p>
<p>Evet, konsolosluğa yapılan saldırı görünürde karmakarışık gözüküyor ama biraz irdelendiğinde bu işin arkasında yabancı güçlerin parmağının olduğu açıkça gözüküyor.</p>
<p>Bu saldırının gündemi değiştirmek ve mesaj vermekten başka bir amacı yok.</p>
<p>Verilmek istenen mesaj’da Türkiye’nin ve ABD’nin belli bir kanadına uyarı niteliği taşımaktadır.</p>
<p>Ergenekon’un bir ucunun Yahudi ya da ABD’ye dokunacağını düşünen uluslarası şer şebekeleri konsolosluk saldırısı ile Türkiye’ye ve Ergenekon’a müdahale etmeyen ABD’nin bir kanadına mesaj göndermiş olabilirler.</p>
<p>Bunun dışında yazılan ihtimaller de çok zayıf ihtimaller olarak görünüyor.</p>
<p>Çünkü saldıranlar Türk, şehit olanlar Türk, konsolosluğa saldırı için en ufak bir teşebbüs yok.</p>
<p>Ellerinde ki silahlar konsolosluk için çok hafif ve o kadar acemice hazırlanmış bir saldırı ki, konsolosluğun önüne keşif için olaydan 1 ay önce aynı araba ile bir kez keşfetmeye geliyorlar. Bunun dışında da, şuan itibariye henüz başkada keşif için geldikleri gözükmüyor.</p>
<p>Bu saldırının ortada hiçbir şey yokken gerçekleşmesi çok mantıksız ve Ergenekon’la zerre kadar alakası yok dersek çok iyimser düşünmüş oluruz.</p>
<p><b>GARİP OLAYLAR</b></p>
<p>- Şimdiye kadar bilim dışında her iş için çıkıp konuşma yapan, anıtkabire yürüyen, mitingler düzenleyen Üniversitelerarası Kurul, Ergenekon Operasyonundan sonra acaba neden sessiz. Yoksa günlüklerde darbe hazırlığı için kullanılacak olan Rektörler arasında listedeki isimlerin içinde ÜAK’ dan birilerimi var.</p>
<p>Ya da Rektör atamalarının yapıldığı dönem içinde yer aldığımızdan dolayı, bazı rektörlerimiz koltuk korkusu mu yaşamaktalar.</p>
<p><b>-Laiklik elden gidiyor diye birçok mitingde en ön saflarda yer alan, bizim eski Rektör yardımcımız Nur Serter ve öğretim üyemiz Necla Arat Ergenekon operasyonundan sonra niçin piyasadan kayboldular…<br /></b><br />- ‘’Bu ülkede bizim istemediğimiz hiçbir şey olmaz’’ diyen ve AKP’nin yaptığı anayasa değişikliklerine sürekli tepki gösteren, Cumhuriyet mitinglerinde en ön saflarda yerini alan, aynı zamanda <b>Şener Eruygur</b>un yakın dostu olan ve nedenini henüz bilmediğim, sürekli olarak yurt dışına çıkıp ve güneydoğunun çeşitli illerine gidip gelen, çağdaş bir derneğin başkanı olan hanımefendi, Ergenekon Operasyonundan sonra acaba neden şimdiye kadar hiç ortalıklarda gözükmedi, operasyon hakkında bir çift laf söylemedi.</p>
<p>-<b>Aydın Doğan</b> neden saf değiştirmeye başladı. Rakibi olduğu bir gruba karşı iyi ilişkiler içine girmesinin arkasında yatan gerçekler nedir? Bunu neden diğer medya organları gündeme getirmiyor?</p>
<p>-Darbe Günlüklerinde 3 Aralık 2003’te geçen konuşmalarda <b>Yaşar Büyükanıt</b>’a, Başbakan’ın ABD ziyaretinde Fethullah Gülenle görüştüğüne dair bilgi veren o saf adam kim.</p>
<p>Türkiye’nin önemli bir kurumunda ki bir komutana böyle yanlış istihbaratlar verilirse bu ülkenin sonu ne olur.</p>
<p>Başbakan’ın Fethullah Gülenle <b>ABD </b>iken görüşmediğini <b>CIA</b>’ dan <b>KGB</b>’ ye ondan <b>MİT</b>’ e ve Ergenekoncuların istihbarat servisine kadar herkes biliyor da, Yaşar Büyükanıt’a bu bilgiyi veren istihbaratçı böyle bir görüşmenin olmadığını bilmiyor mu?</p>
<p>Bu yanlış bilgiyi verirken asıl amacının ne olduğu da bilinmiyor. Ne amaçla yönlendirme yapıyor orasını da bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki R.Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen, Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde 2 kez görüşmüşler. Bununda dışında bir görüşmeleri yok.</p>
<p>Yani, öyle samimiyet kuracak kadar yakınlıkları yok. Zaten 2000’li yıllara kadar Milli görüşçülerin yüzde 80’nine yakını Gülen Hareketine karşı o kadar da sıcak değiller. Şuanda azda olsa öyle bir durum hala daha devam ediyor. Bunu da Milli Gazete ve Vakit’in bazı yazarlarında görebilirsiniz.</p>
<p>Rauf Atilla Polat/Gazeteport</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[La casse tête turc de l'Europe]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/?p=2641</link>
<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 15:04:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.wordpress.com/?p=2641</guid>
<description><![CDATA[Bakchich (France), 16 juillet 2008
Marc Duchanteau
Jours tranquilles à Istanbul. La justice turque ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bakchich (France), 16 juillet 2008</p>
<p>Marc Duchanteau</p>
<p>Jours tranquilles à Istanbul. La justice turque accuse 86 personnes de tentative de coup d'Etat, la Cour constitutionnelle veut interdire le parti au pouvoir. Et au milieu de ce joli foutoir, la France, présidente éphémère de l'Europe doit gérer le cas turc, et ses velléités pro-européennes.<!--more--> Un casse tête diplomatique pour le Quai d'Orsay, qui planche sur divers scenarii.</p>
<p>La Cour constitutionnelle turque envisage ni plus ni moins d'interdire le Parti de la justice et du développement (PJD) et de condamner ses principaux membres, notamment le Premier ministre Recep Tayyip Erdogan suite à la mise en cause pour inconstitutionnalité, le 5 juin 2008, de l'amendement sur la libéralisation du port du voile dans les universités, proposition formulée en février par le chef du gouvernement. Une situation de crise se profile donc à court terme à Ankara.</p>
<p>Les islamistes de l'AKP sont avant tout des modernistes qui ont beaucoup investi à l'ouest du pays et globalement maîtrisé « la cause kurde » en favorisant la construction d'écoles et de dispensaires. Farouches partisans de l'intégration européenne, ils représentent une force de progrès et non une base arrière d'Al Qaïda.</p>
<p>« L'affaire du voile turc » tient donc plus du prétexte et pourrait être comparée, avec humour, à l'interdiction par les autorités françaises du port du fichu par les jeunes femmes corses. Cette image montre la fragilité de l'argumentation du Parti républicain du peuple (CHP), les durs du parti kémaliste (du nom de Mustapha Kemal, le père de la Turquie moderne, viscéralement laïc), souhaitant une application stricte de l'article 2 de la Constitution qui évoque les aspects intouchables et non amendables de la loi fondamentale ; la laïcité de la République est l'un d'entre eux. Le Président Abdullah Gul échapperait, quant à lui, à toutes sanctions bien qu'ayant l'étiquette AKP. Il est vrai que son autorité est bien faible et que les rênes du pouvoir sont tenues par Erdogan, qui devient finalement l'homme à abattre pour les Kémalistes.</p>
<p><strong>Le Quai d'Orsay embarrassé</strong></p>
<p>Le cabinet du ministre français des Affaires étrangères a sorti sa boule de cristal pour évaluer le scénario le plus plausible et permettre au Président de la République d'adapter ses discours une fois la décision prise par la Cour constitutionnelle. Un point d'autant plus important que le chef de l'État français préside l'Union Européenne et que les diplomates savent combien il sera difficile de faire parler d'une même voix les membres de l'UE. Les Allemands ont déjà une position tranchée, plutôt favorable à l'AKP…</p>
<p>Selon des membres du Quai d'Orsay, la décision prise par la Cour constitutionnelle, le 5 juin dernier sur l'amendement sur la libéralisation du port du voile dans les universités, donne un avant-goût de celle qu'elle pourrait prendre à l'encontre de l'AKP, en l'espèce son interdiction. Toujours selon le Quai, elle devrait être prise dans les prochaines semaines et, en tout cas, avant l'automne. Elle serait finalement relative puisqu'elle ne devrait pas s'accompagner d'une interdiction de poursuivre une activité politique des 71 membres visés par la procédure et ne toucherait donc pas le Président Gul ou son Premier ministre Erdogan. Ceci laisserait la porte ouverte à la création d'un nouveau parti politique que conduirait l'actuel chef du gouvernement.<br />
<strong><br />
Les différents scénarii du Quai d'Orsay</strong></p>
<p>Les Kémalistes ont pourtant un objectif : écarter le Premier ministre qui, par sa forte personnalité, a su rassembler des courants politiques différents, voire opposés. Pour cette raison, il n'est pas à exclure un durcissement de la position de la Cour qui pourrait interdire pour une durée de 5 ans l'exercice d'un mandat pour tout ou partie des membres de l'AKP tout en laissant, pour un temps, la magistrature suprême à Abdullah Gul, le président turc. À n'en pas douter, une telle éventualité bouleverserait le paysage politique local.</p>
<p>La Cour constitutionnelle pourrait être plus clémente qu'il n'y paraît en première lecture. Dans les semaines à venir, elle n'interdirait pas l'AKP et se contenterait de formuler des recommandations. La démarche juridique serait un avertissement fait au pouvoir en place, lui faisant clairement comprendre qu'il n'avait pas intérêt à poser, à l'avenir, de nouveaux amendements visant à modifier la constitution. Les attendus de son jugement pourraient clairement expliciter cette position. L'AKP devrait désormais s'aligner scrupuleusement sur les textes fondamentaux.</p>
<p>Cette position, même si elle est jugée peu crédible par les autorités françaises, a été rapportée à Ankara dans les différents milieux diplomatiques européens. Même si des variantes juridiques peuvent compléter cette analyse, notamment une interdiction d'exercer la vie politique pour quelques députés, dont le Premier ministre Erdogan, sans interdire l'AKP, un constitutionnaliste turc, proche du dossier, maintient qu'il faut s'attendre à une position modérée de la Cour.</p>
<p><strong>Un signal fort pour l'Europe</strong></p>
<p>Cette affaire de voile risque d'avoir une incidence importante sur l'évolution des négociations entre l'Union Européenne et la Turquie. Recep Tayyip Erdogan est un européen convaincu. Cette prise de position ne satisfait pas tous ses compatriotes, notamment les durs du Kémalisme. Par ailleurs, il y a une donnée qu'il ne faut pas écarter de l'analyse : les trois quarts de la population turque sont sunnites et le quart restant alévis, mouvement religieux proche du chiisme. En d'autres termes, il est difficile de craindre une évolution de type iranien et très relatif de s'inquiéter d'une déviance à la saoudienne.</p>
<p>À lire ou à relire sur Bakchich : La nouvelle diplomatie turque fait de l'ombre à la France En quelques mois, la Turquie a multiplié les prouesses diplomatiques : dossier libanais, révélation des pourparlers de paix entre la Syrie et Israël… De quoi faire de l'ombre à une France qui s'acharne laborieusement sur le projet d'Union pour la (…) TURQUIE Passionnante, étonnante Turquie ! De religion musulmane à 95 % et cependant exemple universel d'un pays qui s'est donné la laïcité pour règle, l'étape définitive datant de 1937. D'autant plus étonnante que ce n'est pas précisément l'usage dans les pays (…)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[The procedure against the alleged "pro-Kemalist" coup proceeds in Turkey]]></title>
<link>http://blogfreeworld.wordpress.com/?p=727</link>
<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 14:47:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>blogfreeworld</dc:creator>
<guid>http://blogfreeworld.wordpress.com/?p=727</guid>
<description><![CDATA[The process against the alleged culprits of a coup d&#8217;état against the Government continues:
A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>The process against the <a href="http://blogfreeworld.wordpress.com/2008/07/04/turkey-a-plot-against-the-government-and-the-process-against-akp-continues/">alleged culprits of a coup d'état against the Government</a> <a href="http://edition.cnn.com/2008/WORLD/asiapcf/07/14/turkey.coup.ap/index.html?eref=rss_world">continues</a>:</p>
<p style="padding-left:30px;text-align:justify;">Aykut Cengiz Engin said the 86 -- including at least one former general, journalists, academicians and businessmen -- were charged either with forming or belonging to a terrorist organization, or of provoking an armed uprising with the aim of bringing down Prime Minister Recep Tayyip Erdogan's government.</p>
<p style="padding-left:30px;text-align:justify;">A court must now decide within two weeks whether to open the case.</p>
<p style="padding-left:30px;text-align:justify;">The suspects allegedly crafted plans to create chaos that would provoke a military coup and topple Erdogan, whom they accuse of eroding Turkey's secular laws and making too many concessions to Christian and Kurdish minorities as part of the nation's bid to join the European Union. (<em>this does not have much sense: Erdogan is an Islamist, so why giving concessions to Christian and Kurdish minorities? Something that in the <a href="http://blogfreeworld.wordpress.com/2008/07/14/turkey-a-muslim-secular-state-and-freedom-of-religion/">case of Christian minorities is not really true</a>....</em>).</p>
<p style="padding-left:30px;text-align:justify;">The indictment is seen as the latest episode in an ongoing power struggle between the government and secular groups supported by the military and other state institutions. They include the judiciary and some trade groups, who accuse the government of attempting to raise Islam's profile in Turkey.</p>
<p style="text-align:justify;">How fortunate for Erdogan to find a coup d'etat against him, just <strong><em>now</em></strong>, when his party, the AKP could be illegalised for being an Islamist.</p>
<p><span class="technoratitag">Technorati Tags: <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/Turkey">Turkey</a>, <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/AKP">AKP</a>, <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/Erdogan">Erdogan</a>, <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/pro-Kemalism">pro-Kemalism</a>, <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/European+Union">European+Union</a>, <a rel="tag" href="http://www.technorati.com/tags/Aykut+Cengiz+Engin">Aykut+Cengiz+Engin</a></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ŞENER'İN TABUT SİYASETİ TUTAR MI?]]></title>
<link>http://maviguc.wordpress.com/?p=98</link>
<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 14:18:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>yesilekran</dc:creator>
<guid>http://maviguc.wordpress.com/?p=98</guid>
<description><![CDATA[
ABDULLATİF ŞENER&#8217; &#8216;YOH&#8217; İLE YENİDEN  SİYASET SAHNESİNDE
ŞENER&#8217;İN TA]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"></p>
<p class="detay_manset" style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">ABDULLATİF ŞENER' 'YOH' İLE YENİDEN  SİYASET SAHNESİNDE</p>
<p><img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/9/0/9/109096.jpg" alt="" hspace="2" vspace="2" width="270" height="200" align="left" /><span class="manset2">ŞENER'İN TABUT SİYASETİ TUTAR MI?</span><br />
<span class="manset_ozet"><strong>Kamuoyuna aylardır ‘parti kuruyorum, kurdum, kurar gibi oldum’ tavrıyla papatya falı açtıran Abdüllatif Şener'in durumunu Taraf'tan Orhan Oğuz Gürbüz yazdı.</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay"><strong>ŞENER’İN ‘TABUT SİYASETİ ‘TUTAR MI?</strong></p>
<p>Kamuoyuna aylardır ‘parti kuruyorum, kurdum, kurar gibi oldum’ tavrıyla papatya falı açtıran Abdüllatif Şener, sonunda biraz da mecbur kalarak AKP’den istifa etmiş ve kendi yoluna koyulmuş görünüyor.</p>
<p>Anlaşılan nabız yoklamaya, konjonktürü koklamaya ‘yeni oluşum hareketi’ adlı yapılanmasıyla bir süre daha devam edecek.Senaryoyu herkes biliyordu.Anlaşılan jönlüğe terfi ettirilen aktörümüz biraz acemi ve fazla gayretkeş olduğundan kendi repliği dışındakilere okumamış.<strong>Hareketinin adının yeni olması kendisi için bir orjinallik hissi verebilir ama bu film Türk siyasetinde izlenme rekorları kırdığı için hikaye de muhtemel son da herkesin malumudur.</strong></p>
<p>Olgun ve ciddi rakipler her zaman siyasetin diri tutulmasına ve meşruiyet kazanmasına imkan sağlar. İktidar partilerinin alabildiğine büyümesi bir başarının değil uzun vadede tek başına sorumluluğun yükü altında ezilmenin habercisi olur.Güçlü bir muhalefeti öncelikle iktidar partileri arzulamalı ve memnuniyet duymalılar.Herhalde faşist idareyle yönetilmiş memleketler hariç siyasi tarihinde ‘ çok partili demokrasiye geçiş’ diye tuhaf bir adlandırma bulunan demokratik sistem bulunmaz.Siyasetin tek partiyle meşru olmadığını ancak yıllar sonra öğrenebildik.Kendisini bir alternatif olarak öne çıkarmak ve başarı kazanmak isteyen hareketlerin sorunu başlangıç hallerinde ve stratejilerinde saklıdır.Öncelikle iki başarılı hareketi hatırlayalım. Adnan Menderes ve üç arkadaşı CHP içindeyken ‘Dörtlü takrir’ diye adlandırılan demokratikleşme önerisini parti içinde savunmaları ve ihraç edilmeleriyle başlayan süreç, halkın irade ve yenilikçi oluşlarına güveniyle pekişerek DP zaferini sağlamıştır.</p>
<p>İkinci örnek olay Bülent Ecevit’in 1972’ de CHP genel sekreteriyken İsmet İnönü’yü sol-marksist yükselişe yaslanarak genel başkanlık koltuğundan devirmesidir.12 Mart muhtırasına karşı dik durmayı ve tepki vermeyi savunan Ecevit, önce delegelerin sonraki seçimlerde de halkın teveccühünü kazanarak haklı bir başarıya imza atmıştır.Her iki olayın ana teması da sadece yeni olma iddiasıyla yetinmeyip kendi iradeleriyle ve vicdanlarıyla öne çıktıklarını, halka ‘sahici bir dile’ yaslanarak vurgulamış olmalarıdır.</p>
<p><strong>Biz zaman kaybetmemek için tarihte sıçrama yapalım ve Abdüllatif Şener son kararından yine vazgeçmeden bugüne doğru ilerleyelim.</strong></p>
<p>RefahYol iktidarı döneminde 28 Şubatçıların bir operasyonu olarak sahneye çıkan ve Başbakanlığa el koymak isteyen Yalım Erez’in ismini sanıyorum artık zor hatırlıyoruz.</p>
<p>Ara rejim başbakanlığı yaparak siyasi kariyerinin zirvesinden inen Mesut Yılmaz artık AB toplantılarında ‘Ordu Türkiye’de kışlasına dönemez.Durum vahim’ kışkırtmaları yaparak ‘emir ve görüşlerinize hazırım’ mesajı vermeye çalışıyor.</p>
<p>DSP’yi bölerek kurulan Yeni Türkiye Partisi Hüsamettin Özkan’a da,Kemal Dervişe de, İsmail Cem’e de siyasi ikbal getirmedi.</p>
<p>’Seyyar Demokrat’ mazisinin birikimiyle ANAP’ın başına geçmeye yönlendirilen beyaz atlı prens Erkan Mumcu artık 367 krizinin mimarlarından biri olarak cezasını ‘ulusalcı kanallara dert yanarak’ çekiyor.</p>
<p>İlhan Kesici “vatan mevzubahisse gerisi teferruattır” diyerek gel-git’ lerle dolu siyasi kariyerine CHP’de karar kıldığında, bir ‘ara dönem kampanyası’nın cazibesine mi kapılmıştı bilinmez.Ama artık yeni partisindeki sıralarda sendika ağası bir isimle yan yana oturarak oyalandığına göre o da artık ‘teferruat’ olmayı içine sindirmiş görünüyor..</p>
<p>Siyasi oluşumlar iç mantıklarını, hiyerarşilerini ve etkileşimlerini bütünlüklü olarak sağlayamadıklarında ve halkla yabancılaşma sürecine girdiklerinde isimlerinin yeni olması sadece bir trajediye gülmemize olanak sağlar.Siyaset bilimci Niklas Luhman, siyasetin kendi dinamikleriyle var olmasına dikkat çektiği ‘Refah Devletlerinin Siyaset Teorisi’ adlı kitabında bu özerklik eksikliğinin altını çizer; “Kendini teşkil eden ögeleri kendi üreten ve üreterek yenileyen –burada kastedilen siyasi kararlardır- sisteme ‘kendini referans alan sistem’ denilir…Sistem kendini teşkil eden unsurları ,çevresinden devşirmemekte,bilakis onları kendi bünyesinde oluşturmaktadır…Sistem kendini referans alan niteliği sayesinde değişen meselelere karşı açık olabilmekte, bununla birlikte kendi operasyonel yapısını aynen muhafaza edebilmektedir.” Luhman’ ın ‘kendini referans alan siyaset’ deyimi kendini kutsayan, dışa kapalı ve egoist bir yapıyı önermiyor. Tam tersine siyaset dışı aktörlerin (bürokrasi medya, sermaye, silahlı güçler) kayıtsız şartsız müdahale ve teslimiyet arzularına direnen ve özerk yapısını koruyan bir öz-bilinç ve özerkliğin meşruiyeti koruyabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Sol’un alternatif oluşturma macerası uzun bir fasıldır.Sol, öncelikle teorik tartışmalarda sonuç alamadığı için ‘içerik’ kavgaları alternatif oluşturmayı engelleyici bir kısır döngü olarak karşısına çıkar.Sağ, pragmatizme yatkınlığından (oportünizm ayrı bahis) tekil olarak da var olur, ittifak yaparak da kolayca kısmi buluşmaların içine girer.Sağın sorunu ‘protokol’ meseleleridir.</p>
<p><strong>Abdüllatif Şener, ‘dördüncü adamlıktan’ kurtulmanın heyecanıyla  ‘protokol meselesini’ çözmüş ya da kabullenmiş görünüyor.</p>
<p>‘Her mülkiyeli biraz komünisttir’ diyerek ‘dışa kapalı ekonomi’ için statükoya sinyal de çakmıştı.’Demokratik Laiklik’ seslerine karşı ‘Ben Anayasa’daki laiklikten başka tarif tanımam!’ diyerek laiklerin gönlüne de su serpti.</p>
<p>Ergenekon davası için yorumu ‘devlet adamlığını’ tescil ediyor; “ Ömrü terörle mücadeleyle geçenler terörle suçlanıyor. Suçlamalar doğru değilse vahim. İddianame bir yılda hazırlanamazsa bu dava acaba kaç yıl sürer? Bazı basın yayın organlarında bazı ipuçları ele geçirilmiş gibi kamuoyuna yanlış yönlendirme yapılıyor.” Sanki Deniz Baykal konuşuyor!</strong></p>
<p>Türk siyaseti yeni oluşumlar mezarlığıdır. Yeni hareketlerin, alternatif oluşumların başarısının ilk şartı ‘sivil’ ve ‘özgün’ olmayı başarabilmeleridir. <strong>Kendisinden öncekiler gibi Şener’de kurulu düzenin akil adamlarından tavsiyeler almış,kırmızı çizgileri ezberlemiş,cumhuriyet mitingleri rüyasından uyanamamış görünüyor.Türkiye’nin sorunlarına dair hiçbir ciddi proje ve argümanın sahibi değil.AB süreci, Kürt Sorunu, ekonomik kalkınma,Başörtüsü,ifade hürriyeti,Alevilik vb.hiç bir meseleye dair bir irade ve cesaret ifade edemiyor.</strong></p>
<p>Geçis toplumları, Türkiye’de dahil olmak üzere daha ziyade formlarla,mobiliteyle ve ‘estetize olarak’ var olan toplumlardır.Liderlerin ‘stil sahibi’ olmaları önemlidir. <strong>Şener böylesi bir siyaset yapma stiline dair hiçbir ipucu veremiyor.Kararsız bir ruh haliyle,suflelerle konuşmaya alıştırılmış hitabetiyle , ‘taşı toprağı altın’ hevesiyle trenden indiği Sirkeci garından şehrin azametini seyrederek mırıldanan ‘taşra maceraperestini’ andırıyor.</strong></p>
<p>Konya’da yaptığı ilk mitingde felsefesini <strong>‘Türkiye’nin ihtiyacı tabutu kadar insan olmaya isyan edenlerdir’ diye bir Anadolu deyimiyle özetlemiş. Ben hiç duymamıştım. Yavuz Donat’da duymamış ve daha öncesinde sorarak cevabı almış; “ Yani tabutunla birlikte sen de yok olma. Önemli işler yap ki adın yaşasın.”</strong></p>
<p>Siyaset dışı aktörlerin ‘toplum mühendisliği’ planlarında rol almıyorsanız, kendini referans alan siyaset gereği sivilliğinizi koruyorsanız, halka dayanan meşruiyetiniz ve ‘sahici’ bir kimliğiniz mevcutsa adınız yaşar.</p>
<p><strong>Ama haklı ya da haksız, halkın meşru iradesini temsil eden bir iktidar partisi olarak AKP’nin , ‘siyasi ölü’ haline getirilmesi için davalar açılıyor, darbeler planlanıyorken siz de bu ‘tabuta çivi çakanlardan’ ve bu ölünün terekesinden hissedar olmak isteyenlerdenseniz büyük bir strattejik ve etik sorun var demektir.<br />
Tabutunuz kadar insan olmaya isyan ederken, ‘tabut soyucularla’ işbirliği yapmışsanız ‘seçmen sandığının’ yeni oluşumcular için ‘tabuta dönüşme’ ihtimali de yüksek olur.</strong></span></span><br />
<a href="http://www.samanyoluhaber.com" target="_blank">Kaynak</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya basını Ergenekon'u böyle gördü]]></title>
<link>http://maviguc.wordpress.com/?p=96</link>
<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 11:47:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>yesilekran</dc:creator>
<guid>http://maviguc.wordpress.com/?p=96</guid>
<description><![CDATA[










Dünya basını Ergenekon&#8217;u böyle gördü















Ergenekon Terör Örgüt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<table style="height:16px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="metin" style="padding-top:15px;" colspan="2" valign="top">
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2">
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td class="metin"><span style="font-size:16px;font-weight:bold;">Dünya basını Ergenekon'u böyle gördü</span></td>
<td align="right"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="spot-haber" colspan="2" valign="top">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img class="haberresim" src="http://medya.zaman.com.tr/2008/07/15/gazeteler.jpg" alt="" align="right" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ergenekon Terör Örgütü Soruşturması'na ilişkin iddianamenin tamamlanarak mahkemeye sunulması Asya basınında geniş yer buldu.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="padding-bottom:10px;" colspan="2" width="100%"></td>
</tr>
<tr>
<td class="metin" style="padding-right:10px;" colspan="2" valign="top">
<table border="0" cellspacing="1" cellpadding="1" align="right">
<tbody>
<tr>
<td align="right">
<div style="width:290px;padding:5px;">
<table style="border:1px solid #eeeff4;" border="0" cellspacing="2" cellpadding="2" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#eeeff4">
<p style="font-family:Verdana;font-size:8pt;color:#3e4148;" align="left"><strong> İlgili Haberler</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center" valign="top">
<p style="margin-top:5px;"><img src="http://www.zaman.com.tr/pics/nokta.gif" border="0" alt="" /></p>
</td>
<td valign="top"><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=714044">[Forum] Ergenekon iddianamesi hakkında ne düşünüyorsunuz?</a></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" valign="top">
<p style="margin-top:5px;"><img src="http://www.zaman.com.tr/pics/nokta.gif" border="0" alt="" /></p>
</td>
<td valign="top"><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=714462">Ergenekon, Türk demokrasisi için önemli bir sınav</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</td>
</tr>
<p><!-- --></p>
<tr>
<td style="padding-right:5px;" align="right"></td>
</tr>
<p><!-- --></tbody>
</table>
<p>Günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times başyazısında, aralarında işadamları, gazeteciler, emekli subayların da bulunduğu 86 kişinin darbe girişimiyle suçlanmasının, "Türkiye'yi içine alan krizin açık bir göstergesi olduğunu" savundu ve suçlamaları özetledi.</p>
<p>Söz konusu davanın Ak Parti'ye yönelik kapatma davasıyla aynı döneme rastladığına da dikkat çekilen başyazıda, "Bu davalar, siyasi müdahaleler olmaksızın kendi mecrasında ilerlemeli. Ancak bundan önce laikler, parlamentoda büyük çoğunluğa sahip Ak Parti iktidarını alaşağı etme yolundaki hatalı çabalarını gözden geçirmeli" ifadesi yer aldı.</p>
<p>Ak Parti'ye yönelik eleştirilerin de sıralandığı başyazıda iktidar partisinin başörtüsünü gündemin çok üst sıralarına koymasının bir hata olduğu savunulurken "ancak parti genel olarak modern çehreli bir İslami politika geliştirme çabaları yüzünden övülmeli" denildi.</p>
<p>Ak Parti'nin kırsal kesimdeki yoksulların gelirlerini de arttıran ekonomik politikalarının zaten övgüye değer olduğu belirtilen makalede, "Hükümetin kendisi demokratik hakları tehdit etmedikçe -ki Ak parti etmiyor- seçmenin oyunun sonucun katlanmak zorundalar" görüşü savunuldu.</p>
<p>Türkiye gelişirken her kesimden liderlerin bazı uzlaşma noktaları bulmaları gerektiğine de dikkat çekilen başyazıda, aksi takdirde her iki tarafın da arzuladığı modern ulusun zarar göreceği uyarısına yer verildi.</p>
<p><strong> -AB'YE ELEŞTİRİ-</strong></p>
<p>Başörtüsü üzerinde sağduyulu bir anlaşmanın iyi bir başlangıç olabileceği belirtilen başyazıda, yaşanan krizlerle ilgili olarak Avrupa Birliği'ne de uyarılar yöneltildi. Krizin aynı zamanda AB'nin Ankara'nın tam üyelik başvurusunu olumlu şekilde ele almaktaki üzücü başarısızlığının da bir göstergesi olduğu belirtilen başyazıda, "eğer AB Türkiye'ye açık şartlar ve takvim verebilseydi generaller de Ak Parti de enerjilerini başörtüsü yerine üyelik sürecine yoğulaştırabilirdi" görüşüne yer verildi.</p>
<p>"Darbe söylemleri, bombalar ve bir avuç patlayıcı AB'nin içinde veya dışında olsun, Türkiye'nin bir yere gitmeyeceğini AB'ye hatırlatmalı" diyen başyazar, "Türkiye'nin AB sürecindeki güçlüklerle mücadele etmek, çok daha büyük bir dikkat ve para gerektiren iyice istikrarsız bir komşuyla uğraşmaktan kolay olacak. Birlik çok daha geç olmadan Ankara ile arasındaki durma noktasına gelmiş ilişkilerini canlandırmalı" dedi.</p>
<p>Gazete haber sayfalarında da gelişmelere geniş biçimde yer verdi.</p>
<p>Guardian gazetesi, mücadelenin Türkiye'nin geleceği üzerinde gerçekleştiğini belirtti ve yargılanması istenenlerin laik kimliklerine dikkat çekti.</p>
<p><strong> -"KAOS YARATILACAKTI"-</strong></p>
<p>Independent gazetesi ise İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in açıklamalarına ayrıntılı biçimde yer verirken, "Zanlıların askeri bir darbeye yol açacak kaos yaratmayı ve Başbakan Erdoğan'ı iktidardan düşürmeyi planladıkları belirtiliyor" diye yazdı.</p>
<p>"Bu dava hükümetle silahlı kuvvetler ve diğer devlet kurumları tarafından desteklenen laik gruplar arasındaki iktidar mücadelesinin son perdesi olarak görülüyor" diyen Independent, ordunun geçmişte üç darbe yaptığını hatırlattı.</p>
<p>-GUARDİAN: "İDDİANAME AYRIŞMAYI BÜYÜTMEKLE TEHDİT EDİYOR"</p>
<p>İngiliz The Guardian da, "Türkiye'nin kırılgan siyasi sistemini kontrol etme mücadelesi, 86 laik hakkındaki iddianamenin sunulduğu dün (Pazartesi günü) yoğunlaştı" değerlendirmesini yaptığı analizinde, iddianamedeki suçlamaların, Türkiye'nin "dindar-laik ayrışmayı daha da büyütmekle tehdit ettiği"ni yazdı. İstanbul'daki mahkeme iddianame konusunda karar verirken Anayasa Mahkemesi'nin AKP hakkındaki kapatma talebine ilişkin kararı almaya hazırlandığını kaydeden gazete, "İki dava, Türkiye'nin ruhu için verilen bir mücadeleyi temsil ediyor" ifadesini kullandı. The Guardian, Ergenekon soruşturmasının, bazılarınca AKP'nin, karşıtlarına yönelik bir "cadı avı" olarak değerlendirildiğine de dikkat çekti.</p>
<p>-FİGARO: "SORUŞTURMA SİYASİ GERİLİMLERİ ARTIRDI"</p>
<p>Fransız Le Figaro da, iddianamenin içeriğini öğrenebilmek için daha fazla sabır gösterilmesi gerekeceğini belirterek, Ergenekon soruşturmasının Türkiye'deki "siyasi gerilimleri güçlendirdiği"ni kaydetti. Türkiye'deki liberal basının "darbeci paşalar"ın tutuklanmasından memnun olduğunu ancak operasyonun AKP davasına denk düşmesinin eleştirildiğine işaret eden gazete, "Birçok gözlemci, AKP'yi karşıtlardan hesap sormak için Ergenekon ağının sökülmesinden yararlanmasını eleştiriyor" diye yazdı.</p>
<p>-EL PAİS: "İDDİANAMENİN SUNULMASI 13 AYI ALDI"</p>
<p>İspanya'nın en büyük gazetesi El Pais de, "Ilımlı Müslüman" Recep Tayyip Erdoğan'ın başında bulunduğu hükümeti devirebilmek için komplo kurmakla itham edilen 86 kişiyi resmen suçlanmasının 13 ayı aldığına dikkat çektiği haberinde, "İslami hükümeti devirme iddiasındaki oluşum içerisinde eski subaylar da vardı" dedi. Gazete, Türk basınında Ergenekon davasına ilişkin kanıtlanması kuşkulu sızdırılan bilgileri yayınladığına da dikkat çekti.</p>
<p>-TİMES: "ANTİ İSLAMCI GRUP DARBE KOMPLOSUYLA SUÇLANIYOR</p>
<p>İngiliz gazetesi The Times de, "Anti İslamcı grup Türkiye'de askeri darbe komplosu ile suçlanıyor" başlığıyla verdiği haberde "Öldürmelerden, laik milliyetçiler sorumlu tutuluyor" ifadesini kullandı. Gazete, "Askerler, bürokrasi ve yargının dahil olduğu laik sistem ile Batı yanlısı, Avrupa yanlısı Adalet ve Kalkınma Partisi arasındaki gerilimler altı yıl devam ediyor" diye yazdı.</p>
<p>ERGENEKON İDDİANAMESİ ASYA BASININDA</p>
<p>Ergenekon Soruşturması'na ilişkin iddianamenin tamamlanarak mahkemeye sunulması Asya basınında geniş yer buldu.</p>
<p>Tutuklu İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur ile eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu 86 kişinin örgüt üyesi olmak ve darbe girişimleri gibi nedenlerden dolayı suçlandıkları haberlerine Çin'in devlet televizyonu CCTV de yer verdi. Haberde, bir yılı aşkın süren soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in iddianameyi açıkladığı ve 86 kişinin örgüt mensubu olma ve darbe girişiminden dolayı suçlandıkları kaydedildi.</p>
<p>İngilizce yayımlanan Çin Günlüğü gazetesi ise dış haberler sayfasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Engin'in açıkladığı iddianamede 86 kişinin darbe girişiminden dolayı suçlandıkları yazdı. "86 kişi darbe planıyla suçlanıyor'' başlıklı haberde, "Türkiye'yi 'İslami bir rejime götürdüğü' iddia edilen hükümeti devirme planları yapan 86 militan laik tutuklandı'' denildi. Haberde ayrıca "İslami gündemi olduğunu reddeden hükümetin, bazı muhalifleri, tartışmalı Ergenekon davasının AK Parti'yi kapatma ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e siyasi yasak getirme çalışmalarının rövanşı olduğunu söylüyor" ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Çin'in resmi Xinhua haber ajansı ve China Bussines Weekly'nin konuyla ilgili haberinde, savcı Engin'in iddianameyle ilgili ilk defa basının karşısın çıktığı ve iddianamenin detaylarına ilişkin bazı başlıklar açıkladığı duyuruldu. 2 bin 455 sayfalık iddianamede sanıklar listesinde 48'i tutuklu, 86 kişinin olduğu kaydedildi.</p>
<p>El Cezire, Suudi Arabistan'daki İngilizce yayımlanan Arab News, Bahreyn'deki Gulf Daily News, Pakistan'daki Daily Times, Kuveyt'teki Kuveyt Times, Hindistan'daki The Times of India, Yeni Zelanda Televizyonu ve Radyosu, Singapur'daki The Straits Times, Endonezya'daki Antara ajansı, Malezya'daki New Straits Times, Japon Kyodo News gibi çok sayıdaki medya organı iddianameye ilişkin sanıkların terörizm ve darbe planlarından dolayı suçlandığını kaydetti. Haberlerde, Türkiye'deki darbeler, Türkiye'nin AB'ye girme mücadelesi ve AKP hükümetinin elde ettiği başarılar ve çetelere karşı verdiği mücadele anlatıldı.</p>
<p><strong>Frankfurter Allgemeine: Ergenekon, Türk demokrasisi için önemli bir sınav</strong></p>
<p>Alman "Frankfurter Allgemeine" gazetesi, Türkiye'deki gelişmeler hakkında yayımladığı yorumda, ülkenin İslamileşeceğine dair bir belirtinin olmadığını yazdı.</p>
<p>"Türk turbulansları" başlığıyla yayınlanan yorumda, "1990'lı yılların İslamcılarının" günümüzde "muhafazakar İslamcı demokrat" oldukları savunularak, "Ülkenin İslamileşeceğine dair bir belirti yok" görüşünü savundu.</p>
<p>Türkiye'de, eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın reformlarını sürdürdüğü savunulan AK Parti'nin politikalarının değil, dini yaşam tarzının ve bu tarzın yönetim kadrolarına girmesinin tartışıldığı ifade edilen yorumda, "Bir demokrasi bunu kaldırabilir" ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Yorumda ayrıca, AK Parti'nin kapatılması ve "Ergenekon" davalarının, Türkiye'deki demokrasi için önemli bir sınav olacağı kaydedildi.</p>
<p>Öte yandan, gazetede yayınlanan bir haberde de ''Ergenekon'' davasına yer verilerek, yargılanan 86 kişiden 11'inin, aralarında 2 generalin de bulunduğu emekli subay ve astsubay olduğuna dikkat çekildi.</p>
<p>"Die Welt" ve "Berliner Morgenpost" gazeteleri de "Egenekon soruşturması"na ilişkin haberler verdiler.</td>
</tr>
<tr>
<td class="haberbilgi" style="padding-right:10px;" colspan="2" align="right"></td>
</tr>
<tr>
<td class="haberbilgi" style="padding-right:10px;" colspan="2" align="right"><a href="http://www.zaman.com">Kaynak</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fethullah Gülen : Plus grand penseur du monde]]></title>
<link>http://acturca.wordpress.com/?p=2611</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 16:43:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>acturca</dc:creator>
<guid>http://acturca.wordpress.com/?p=2611</guid>
<description><![CDATA[Courrier International (France), 10 juillet 2008, p. 10
Prospect (Londres)
Fethullah Gülen, 67 ans,]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Courrier International (France), 10 juillet 2008, p. 10</p>
<p>Prospect (Londres)</p>
<p>Fethullah Gülen, 67 ans, penseur musulman, vient d'être élu intellectuel le plus influent de la planète par les internautes sollicités par le mensuel britannique Prospect. Cette distinction consacre une personnalité qui pourrait bientôt jouer un rôle important en Turquie.<!--more--></p>
<p>"Peut-on être un vrai croyant et entretenir de bonnes relations avec des gens d'autres confessions ou avec des agnostiques ? Et peut-on rester ouvert aux idées nouvelles et aux nouveaux modes de penser ? Fethullah Gülen, religieux, penseur et écrivain turc soufi de 67 ans, a consacré une grande partie de sa vie à résoudre ces questions", écrit Prospect. Et c'est l'une des raisons pour lesquelles il vient d'être désigné comme l'intellectuel le plus influent du monde lors du vote organisé par le mensuel britannique et par la revue américaine Foreign Policy auprès des internautes, devançant le Prix Nobel de la paix Muhammad Yunus et huit autres personnalités musulmanes ou originaires de pays musulmans. Prospect explique que Gülen a bénéficié d'une campagne en sa faveur lancée par le quotidien turc Zaman. Cette initiative illustre l'influence qu'il exerce dans son pays et au-delà, via ce que l'on appelle le mouvement Gülen (il possède un site en français, <a href="http://fr.fgulen.com" target="_blank">http://fr.fgulen.com</a> Ce réseau, estimé à 5 millions de personnes, "se targue de posséder des journaux et des magazines, des chaînes de télévision et des radios, des hôpitaux et plus de cinq cents écoles privées dans une douzaine de pays - dans les anciennes Républiques soviétiques turcophones, mais aussi en Afrique, en Chine et aux Etats-Unis", détaille Prospect.</p>
<p>"Sa soixantaine de livres et les cassettes et vidéos de ses conférences ont galvanisé des millions de personnes", explique la revue. "Pourquoi ? Un mélange de charisme, de bonne organisation et un message attractif. Le message que véhicule Gülen est que l'on peut se sentir à l'aise dans le monde moderne tout en adhérant à des valeurs traditionnelles comme la foi et la responsabilité collective - un message qui a un fort écho en Turquie." La plupart de ses adeptes là-bas sont d'ailleurs issus des "classes moyennes, qui aspirent à la réussite".</p>
<p>Né en 1941 dans un village d'Anatolie orientale proche de la frontière iranienne, Fethullah Gülen a été imam, une charge publique en Turquie, jusqu'au coup d'Etat militaire de 1981. Il s'est depuis consacré au développement de son mouvement, sans toutefois jouer de rôle ouvertement politique. Critique dans les années 1990 à l'égard du Parti de la prospérité, la formation islamique de Necmettin Erbakan, il s'est depuis rapproché du Parti de la justice et du développement (AKP), actuellement au pouvoir.</p>
<p>En exil aux Etats-Unis depuis une dizaine d'années, Fethullah Gülen, qui était accusé d'"avoir créé une organisation visant à détruire l'Etat laïc", vient d'être acquitté par la Cour de cassation turque. Cette décision a relancé les spéculations sur le rôle qu'il pourrait jouer en cas de crise politique en Turquie, car l'AKP est menacé de dissolution par la justice.</p>
<p>Mais, comme le rappelle le quotidien turc Sabah, "l'establishment turc est prêt à nouer des alliances temporaires a priori contre-nature pour préserver ses intérêts. Ainsi, l'ouverture d'écoles turques un peu partout dans le monde par l'organisation de Fethullah Gülen ou le fait que celle-ci concurrence les missionnaires chrétiens en Turquie arrange plutôt l'élite bureaucratique, qui peut même, à l'occasion, donner un coup de pouce à ce mouvement. Dans ces conditions, son retour éventuel en Turquie n'aura forcément rien à voir avec celui de Khomeiny en Iran [en 1979]. C'est mal connaître Fethullah Gülen et son organisation que de les associer à un régime à l'iranienne. Le Premier ministre Erdogan est d'ailleurs sans doute celui qui aurait le plus à craindre d'un retour de Gülen en Turquie."</p>
<p>"Fethullah Gülen n'approuve pas le concept de gouvernance despotique des mollahs iraniens, pas plus qu'il n'est un partisan de la méthode révolutionnaire", ajoute Mehmet Metiner, intellectuel issu de la mouvance islamiste modérée, dans le quotidien Bugün, peu enclin à critiquer le mouvement de Gülen. "Il est souvent présenté comme le leader d'une mouvance politico-religieuse. Cette qualification est fausse si l'on prétend qu'il s'agit par là d'imposer une religion comme système et d'en faire une idéologie officielle. Elle s'avère plus exacte si l'on dit que cette organisation veut faire en sorte que des croyants et pratiquants puissent vivre en accord avec leurs convictions religieuses."</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fırat'tan, Baykal'a gönderme]]></title>
<link>http://notozenti.wordpress.com/?p=284</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 08:14:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>guncelolay</dc:creator>
<guid>http://notozenti.wordpress.com/?p=284</guid>
<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, AK Partinin kapatılacağını zannet]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span class="hbo"><img src="http://ulkumuz.files.wordpress.com/2007/06/2656.jpg" alt="" />AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, AK Partinin kapatılacağını zannetmediğini belirterek, "Ama Sayın Baykal'a da sormak lazım. Biliyorsunuz avukatlığı tuttu, birilerinin avukatlığını yapıyor. Belki Anayasa Mahkemesinde de avukatlık yapacaktır AK Parti'ye karşı" diye konuştu.</span></p>
<p><span class="hbo"></p>
<p>Fırat, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz'un, Avrupa Parlamentosu üyesi Cem Özdemir ve Almanya Federal Meclisi milletvekili Renate Künast'ın onuruna verdiği resepsiyonda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dün CHP grup toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'yi kapatacağını ima ettiği haberlerinin hatırlatılması ve kendisinin bu konudaki görüşünün sorulması üzerine Fırat, "Ben zannetmiyorum. Ama Sayın Baykal'a da sormak lazım. Biliyorsunuz avukatlığı tuttu, birilerinin avukatlığını yapıyor. Belki Anayasa Mahkemesi'nde de avukatlık yapacaktır AK Parti'ye karşı. Burada da savcılığa soyunmuştur belki. O bakımdan kulak vermekte fayda var" dedi. </p>
<p>CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın ''Ergenekon soruşturması kapsamındaki sanıklara ait el konulan bilgisayar kayıtlarının yasaya göre delil sayılmayabileceği'' görüşünün hatırlatılması üzerine, "Benim anlayamadığım, birileri Ergenekon'u koruyabilmek için gerçekten çok çaba sarf ediyor. Bazen düşünüyorum, acaba Ergenekon ile bir ilgileri mi var diye, korkuları mı var diye. Korkmaya gerek yok" diyen Fırat, "Kimi kastettiniz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: <br />
 <br />
"Ben kimseyi kastetmedim. Kim çok ilgi gösteriyorsa veya korumanın içine giriyorsa. İddianameye çok az kaldı. Bilebildiğim kadarıyla 2 bin-2 bin 500 sayfa olduğu söylenen bir iddianame ve bu iddianamenin ekinde 2 milyonun üstünde belge var. Sonuca yaklaştıkça seste yükselmeye başladı. Acaba birileri bir şeyden çok mu korkuyor diye, aklıma hep o geliyor. Ha benim bir korkum yok onu da söyleyeyim" <br />
 <br />
Fırat, CHP liderini mi kastettiğinin sorulması üzerine, "Vekaletini alıp almadığını bilmiyorum ama vekâlet almadan avukatlık olmaz. Müdafilik vardır ceza yasasında. Vekalet alana kadar müdafiliği devam ediyor. Orada bir yanlış terim kullandı. Çünkü vekalet aldığını zannetmiyorum. O ekibin müdafi olabilir. İnşallah onlar vekalet verir, avukatlığa devam eder. Ama avukat olabilmesi için milletvekilliğinden istifa etmesi gerekli. Avukatlık kanununa göre gerekiyor" diye konuştu. <br />
 <br />
"İstifa etmesini mi öneriyorsunuz" sorusuna da Fırat, "Vallahi ondan zengin olmuştu. Epey kalabalık bir şey müvekkil grubu, epey çıkabilir oradan. Önermiyorum kendisi kabullendi onu" yanıtını verdi.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rüya Tabirleri A Sözlüğü]]></title>
<link>http://ruyalartabiri.wordpress.com/?p=6</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 14:15:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>videomuzikleri</dc:creator>
<guid>http://ruyalartabiri.wordpress.com/?p=6</guid>
<description><![CDATA[ARABA : Arabaya binmek islerinizin iyiye gidecegine ve bir terfii edeceginize isarettir. dolmus yapa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>ARABA : Arabaya binmek islerinizin iyiye gidecegine ve bir terfii edeceginize isarettir. dolmus yapan arabaya binmek, guzel gececek ticari amacli bir yolculuga cikacaginiza isarettir.Kaza yapmis araba buyuk bir mevki sahibi olmaya; yuvarlanmis araba, itibarinizin kisa sureli olacagina; araba altinda kalmak, zenginlige veya buyuk bir mirasa; arabanin pesinden kosmak, uzun sureli issizlige yorumlanir.</p>
<p>ALTIN : Ruyada altin gormek birkac sekilde yorumlanir. Ruyada altin ile ilgili herhangi bir sey gormek, maddi, manevi ve saglik yonunden istenilen seylerin gerceklesecegi, cevreden iyilik ve yardim gorulecegi bir doneme girildigini gosterir Altin para, dedikodu demektir. Altinlari yigili bir sekilde goren kimse, birisiyle ilgili bir sirri ogrenir. Bekar bir genc kiz ya da erkek altin yuzuk takarsa iyi bir evlilik yapar. Bir erkekten altin para, altin ziynet esyasi alirken goren bir kadin, gizli bir iliskiye girisir. Ama bu durum muhakkak duyulacaktir..</p>
<p>AMBULANS : Yakalandiginiz bir hastaliktan cok cabuk kurtulacaksiniz.</p>
<p>AMELİYAT : Ruyasinda ameliyat oldugunu goren kisinin sagligi mukemmeldir.</p>
<p>AMERİKA : İsinizde cok basarili olup, birden yukseleceksiniz. Fakat bu, bircok kisinin sizi kiskanmasina ve size dusman olmasina neden olacak. Ailenizde bazi tartismalar olacagina isarettir.<br />
ABAJUR : Her ne sekilde olursa olsun abajur ile ilgili bir sey gormek, yakin gelecekte bir isten maddi bir kazanc saglanacagini, faydali bir ise baslamaya, geliri onceden bilinen ve belli olan isleri belirtir. O anda bilmediginiz, daha sonradan ortaya cikabilecek bir isten kazanc saglamak anlamina gelir.</p>
<p>ABANOZ : Abanozdan yapilmis bir esya gormek, iyi olmayan sonuclarla karsilasmaya isarettir. Kimileri de abanoz gormeyi kuvvetli ve inatci biriyle karsilasma olacagina yorarlar. Abanoz agacini erkek gorurse neseli, varlikli bir kadina; kadin gorurse kati kalpli zengin bir erkege delalet eder</p>
<p>ABDEST ALMAK : Genellikle ferahlamaya isaret eder. İleri gelen kimselerin yaninda ihtiyaclarin karsilanmasina yorulur. Temiz bir su ile abdest aliniyorsa amacina kavusur. Eger abdest tamamlamazsa amacina kavusamaz. Soguk bir mahzende abdest alan calinan esyasini bulur. Abdest alip namaz kildigini goren kisi uzuntu ve kederden kurtulur. Tuccar olan kimsenin ruyada abdestin namaz kildigini gormesi, sermayesi olmadan mal kazanacagina isaret eder. Ruyada abdestin bozulmasi ise, bir donem gecici sikintilar yasayacagini belirtir.</p>
<p>ABI HAYAT : Suyundan icmek, hastaliklariniza ve dertlerinize care bulacaginiz anlamina gelir. Abi hayat suyundan icmek yasadiginiz surece hastalik ve dertlerle ugrasmayacaginiz anlamina gelir.</p>
<p>ABLA : Yaptiginiz iste ya da ilerde yapacaginiz bir iste karsilastiginiz zorluklar karsisinda itibarli birisi tarafindan kollanip gozetileceginiz anlaminda gelir. Ruyada kendi ablasini gormek, yakinda iyi bir haber almak demektir. Bekarlara evlenebilecegini belirtir. Ablanizi veya ablanizin oldugunu gormeniz, butun islerinizde koruma goreceginize ve omrunuzun uzun olacagina isarettir.</p>
<p>ACI cEKMEK : Vucudunda veya basinda bir agri veya aci bulundugu seklinde bir ruya gormek, ozel meselelerini baskalarina anlatmamasi ve bazi seyleri kendisine saklamayi ogrenmesi gerektigine isarettir. Dis agrisi: Ruyada dis agrimasi yakinda sevindirici bir haber alacaginiza isarettir.Bir yerinizi acittiginizi gormeniz ise dostlarinizin igneli sozleriyle karsilasacaginizi gosterir.</p>
<p>ACI : Ruyada aci bir sey yemek, birden sevinmek demektir. Bir soz veya isitecegi seyler bu sevince de soylenecek neden olabilir. Ruyada aci cekmek tam aksi olarak yorumlanir. Duyulan aci buyuk huzur ve mutluluga isaret eder. Ellerdeki aci hissetmek bolluk olarak yorumlanir.</p>
<p>ACIKMAK : Ruyada acikmak ve doyuncaya kadar yemek hastaliktan kurtulmaya ve bolluga isarettir. Ruyada aclik cekmek, maddi konularda kazanc saglayacagini belirtir. cocugu, dilenciyi veya bir hayvani doyurmak ise hayirli bir is yaparak, manevi kazanc saglanacagini belirtir.</p>
<p>ACIMAK : Kimse ruyada birisine aciyarak yardim ediyorsa, sikintili bir yasam gecirmemek icin biraz daha siki ve disiplinli calismalidir.</p>
<p>ACUZE : Ruyada cirkin ve ihtiyar bir kadin gormek, evlilikte sikintiyi, ya da islerinizin ters gitmesine ve uzuntulu anlar yasayacaginiza isarettir.</p>
<p>AcGoZLuLuK : Ruyada acgozluluk yaptigini gormek, icinizdeki uzuntuden bir sure daha kurtulamayacaginiza isarettir.</p>
<p>AcILIs : Ruyada bir acilista bulunmak veya bir acilisa davet edilmek sevincli habere isarettir. Bir yerin acilisini yapmak, insanlarin hayrina olan bir isin, guzel gunlerin kisa surede gelecegine isarettir.</p>
<p>AcLIK : Ruyada aclik cekmek, maddi konularda kazanc saglayacagini belirtir. cocugu, dilenciyi veya bir hayvani doyurmak ise hayirli bir is yaparak, manevi kazanc saglanacagini belirtir.</p>
<p>AcMA : Ruyada acma yemek, bir yoksulu dusuneceginiz konusundaki vaadinizi gerceklestirmeniz gerektigine isarettir. Bos laflar etmemeniz, adaklariniza ve verdiginiz sozlere dikkat etmeniz gerektigi anlamina da gelir.</p>
<p>ADA cAYI : Ruyada, ada cayi gormek, toplamak veya ada cayi icmek, disaridan gelecek biri tarafindan evinizdeki huzurun bozulacagina delalettir.</p>
<p>ADA : Kayaliklarla kapli ada yalnizliga, yesil ada hayirli nimete, insanlarin yasadigi ada huzurlu ve sonu guzel olan hayata isaret eder. Bekarlar icin guzel bir ask yasayacagini, evliler icin ise evlilik hayatinda maddi veya manevi sikintiya yorumlanir. Orta yaslilar icin, is degistirmeyi de belirtebilir. Ada da gezinti, cok istedigi bir isin gerceklesmeyecegini; ada da firtina, uzuntu ve aci yasanacagini belirtir. Ada da yanardag gormek, yakininizdaki kisilerden bir kotuluk goreceginize yorumlanir. Adanin batmasi ise, bir kiz cocugu dogacagina isarettir.</p>
<p>ADA SOgANI : Kotulukle anilan bir adam olarak tabir edilir. Elinde bu sogan oldugunu goren kimse, kendisinin kotu anilmasina neden olacak bir yapmayi arzu eder.</p>
<p>ADALET : Davranislariniza dikkat etmeniz gerekir, bazi karisik olaylarla karsilasabilirsiniz. İnsanlara karsi zor durumda kalabilirsiniz diye yorumlanir.</p>
<p>ADAM : Ruyada daha once tanismadigi bir adam ile konusma, yeni ve iyi bir arkadasligi gosterir. Adamla kavga etmek, ev icinde bir sikintiyi; adam oldurmek, eski bir dusmanligin canlanmasini veya bir dedikodu yuzunden sikintiya dusmeyi belirtir. Adama yiyecek vermek, hafif bir saglik bozukluguna, adamdan bir sey almak, ciddi bir hastaliga, birisine iyilik etmek, yakin cevrede bir sikintiya isaret eder. Adama para vermek, dedikoduyu, para almak, emeginin karsiligi cok buyuk miktarda para kazanilacagini belirtir. Adama hakaret, size yoneltilen suclamalardan kurtulmaya isarettir.</p>
<p>ADEM PEYGAMBER : Ruyada Adem peygamber niyetine kutsal bir kisi gormek, o donemde olmasini istedigi bircok seyin gerceklesecegini belirtir. Adem Dunyada ilk ruya goren ve bunu ilk defa yorumlayan oldugu icin; tabir ilminde basarili olmaya, Hacca gitmeye ve dostlari ile bir araya gelmeye, uzak yerlere seyahate cikmaya isaret eder.</p>
<p>ADI DUYMAK : Ruyada adinizi duymak veya adinizla cagrilmak, sizi sevindirecek guzel bir haberin mujdecisidir. Tanidiklar arasinda daha cok sevilip sayilmaya yorumlanir.</p>
<p>ADİ : Kendini bu durumda gormek, is hayatiniza duzen vermeniz gerektigine isarettir.</p>
<p>ADİL : cekilen zahmetlerin karsiliginin alinacagina, er ya da gec basarinin sizinle birlikte olacagina isarettir.</p>
<p>ADLİYE BİNASI : İslerinizin bozulacagi ve sikintiya duseceginizi belirtir. Adliyede hakim gormek iyiye isarettir. Bulundugunuz durumdan cok daha guzel konumlara gelerek, sayginliginizin artacagini belirtir. Guc islerin ustesinden gelerek, emellerinize kavusacaksiniz.</p>
<p>ADRES : Adres almak veya vermek:akraba ve dostlarinizi ziyaret edeceginiz anlamina gelir.</p>
<p>AF : Birisini affettiginizi gormek, islediginiz sevaplardan dolay ALLAH'IN sevgili kullarindan birisi oldugunuzu size mujdeler. Af dilemek, bir haksizliga ugrayacaginiz ve bundan duyacaginiz uzuntu duyacaginiz anlamindadir.</p>
<p>Ag : Bazi sorun ve sahtekarlikla karsi karsiya kalacaksiniz demektir.</p>
<p>AgABEY : Yardima ihtiyac duymadan yasayacaginiza ve maddi sikinti cekmeyeceginize isarettir.</p>
<p>AgAc : Ruyada meyve agaci gormek, isteklerin olacagina ve maddi kazanca isarettir. Yapraksiz ve kuru bir agac fakirlik; cok yaprakli agac ise saglik ve mutlulugu belirtir. Agac dali kisa bir sure icin sorunlarin cozulecegine, fakat tekrar baslayacagina isarettir.</p>
<p>AgAc SAKIZI : Birinin yilisikligi yuzunden basinizin sikintiya dusecegine yorumlanir.</p>
<p>AgDA : Gormek ya da kullanmak, endiselerden gececegine ve mutlulugun gelecegine isarettir.</p>
<p>AgIZ : Agzin kapali oldugunu gormek, agzi bozuk olan bir kimse demektir.Agiz kenari gormek, karsilasabileceginiz tehlikelerden kacarak kurtulacaginiza isarettir.</p>
<p>AgLAMAK : Tam tersi olarak sevineceginizin isaretidir.</p>
<p>AgRI : Sevgiliniz sizi hayal kirikligina ugratip kalbinizi kirabilir. Hayatiniza kendi menfaatleri icin sizi kullanmak isteyen biri girebilir. Ya da onemsiz bir hastaliga yakalanacaginiz anlamina gelir.</p>
<p>AHIR : Bos bir ahir, mal kaybina, fakirlige ve sikintiya ; hububat, bugday ve bircok saglikli hayvanla dolu ahirsa bollugun, bereketin isaretidir.</p>
<p>AHİRET : Ruyada ahrete gitmek, uzun ve faydali bir yolculugu belirtir. Ahrette bulunmak, emeklerinin karsiligini alacagini buyuk bir iyilik ve mutluluga kavusulacagini belirtir. Ahretten kovulmak, mal, bazen de can kaybina isarettir. Kendini ahrette gormek, dileklerinizin gerceklesmesi, ugruna harcadiginiz gayretlere ragmen bunlarin ancak bir kismini elde edeceginize isarettir .Ahrette kovulmak, mal kaybina ve sefalete isarettir. Ahreti seyretmek, ailece mutlu bir yasam surmeye yorumlanir.</p>
<p>AHsAP : Ahsap bir ev gormek,eger ev yeni ise iyi bir evlilige, eski ise bir hastaligin daha kotuye gidecegine isarettir.</p>
<p>AHTAPOT : Ruyada ahtapot gormek, birden fazla ise girisilecegi ve bu islerden basarilar elde etmeyi isaret eder.</p>
<p>AİLE : Ruyasinda ailesiyle birlikte oturdugunu goren kimse guclu duruma gelir. Yani hemen her konuda kendini destekleyenler vardir. Aile karanlik bir yerde oturuyorsa, is ve parayla ilgili sorunlarin halledilmesi icin zaman gerekir; Aile aydinlik ve ferah bir yerdeyse, guclu bir destek, basarili bir girisim icin yeterli olacaktir demektir.</p>
<p>AKAR cEsME : Guzel gunlerin bosa gecirildigine isarettir.</p>
<p>AKAR SU : Herhangi bir su akintisi gormek, maddi kazanc olarak yorumlanir.</p>
<p>AKASYA : İyi haber alinacagina isarettir.</p>
<p>AKIL HASTANESİ : Yasamin kotuye gitmesi anlamindadir.</p>
<p>AKİK : Saglikli ve uzun bir yasantiyi belirtir.</p>
<p>AKORDİYON : Muzigi dinlemek, yakinda mutlu gunlerin gelecegi anlamina gelir. Akordeon calmak hoslandiginiz kimsenin sevgisini kazanacaginizin isaretidir. Fakat bu kisi, bazi olaylardan sonra size asik olacak demektir.</p>
<p>AKRABA : Yakinda kotu bir haber alacaksiniz demektir. Hastalarinizdan dolay islerinizin bozulacagina bu durumundan sagliginizin etkilenecegine isarettir.</p>
<p>AKREP : Ruyada akrep gormek, kotu biri ile karsilasilacagi veya onunla bir ise girisilecegine isarettir. Akrep oldurmek bir beladan kurtulacagini belirtir. Akrep inancsiz, zararli, kulfeti cok, bozuk agizli fakat zayif bir dusmandir. Evde akrep olmasi, hilekar biri tarafindan aldatilmaya isarettir. Akrep sokmasi, bir olum haberi veya tehlikeye isarettir. Akrep oldurmek bir dusmanin kotu haberini almaya; yatakta akrep olmasi aile icinde birinin gurbete cikmasina isarettir.Akrep sokmasi dusmandan zarar gorulecegine; elbisesinde akrep gormek coluk cocugundan zarar gorecegine; bir seyi akrep olmadigi halde akrep sanmak, dost ve zararsiz olan birini dusman zannetmeye; akrep tutup bir kadinin uzerine koymak onunla iliski kumaya isarettir.</p>
<p>AKToR : Ruyada film veya tiyatro aktoru gormek mutluluk habercisidir, kendisinin veya yakininin devlet veya bir kurumdan herhangi bir kazanc elde edecegine isarettir. birine asiksaniz, onunla mutlu bir beraberliginiz olacak demektir. Eger Gordugunuz aktor ya da aktris yasamiyorlarsa, o zaman bir takim zorluklarla karsilasacaksiniz anlamina gelir. Aktris gormek, maddi kayba ugrayacaginizi gosterir.</p>
<p>ALABALIK : Ruyada alabalik ile ilgili herhangi bir sey gormek, hic beklemediginiz bir anda ortaya cikan maddi veya manevi kazanclari belirtir.</p>
<p>ALARM : Ruyada alarm caldigini duymak, icinizde bazi gizli korkularin varoldugunun isaretidir. Seyahat ederken dikkatli olun ve ozel hayatinizdan kimseye bahsetmeyin.</p>
<p>ALBuM : Bir albume fotograf taktigini goren kimse gecmisten aldigi ders sayesinde daha dikkatli davranacak ve bir engeli de boylece asacaktir. İci fotograflarla dolu bir album gormek gecmiste kalan ve birden tekrar alevlenecek bir olay olarak yorumlanir.</p>
<p>ALEV : Ruyada harli bir alev gormek, bastan kotu giden bir isin zamanla duzelecegini gosterir. Alevle bir yerinin yanmasi, tibbi bir operasyona isarettir. Yangin alevi, iyi bir haber alinacagi demektir.</p>
<p>ALIsVERİs : Kazancli bir doneme girildigini belirtir.</p>
<p>ANAHTAR : Ruyada anahtar kaybetme, erkekler icin, ev degisikligine,kadinlar icin, evliliginde gecimsizlige isarettir. Anahtar bulmak guc ve iyi bir gelecek saglayacak bir ise baslanacagina isarettir. Anahtarla kapi acmak, problemlerin cozumunun gorundugunden daha kolay olduguna isarettir Kirik anahtari gormek,cevrenizde arkanizda konusan dostlarinizin varligina isarettir. Anahtar calinmasi,islerinizi bos vermenizden dolayi cok zor durumlara duseceginize isarettir..</p>
<p>ANESTEZİ : Kendinizi anestezi yaparken gormek,yakinlarinizdan birinin saglik haberlerini alacaginiza elinizden geldigi kadariyla zor durumdakilerin yardimina kosacaginiza isarettir.</p>
<p>ANLAsMA : Kendinizi birisiyle anlasma yaparken gormek, ticari islerinizde buyuk zarara ugrayacaginiza ve malinizdan olacaginiz anlamina gelir.Anlasmazlik ise, yapilan iyilikleri surekli hatirlatmaktan vazgecilmesi gerektigine isarettir.</p>
<p>ANNE : Ruyada bir kisinin annesini gormesi, iyi ve kazancli gunleri belirtir. Annesini olu gormesi iyi bir haber veya olaya isarettir. Anne ile darilmak ve kavga etmek ise, basarisizlik ve maddi kayba isarettir.</p>
<p>ANTİKA EsYA : Sevdiklerinizle birlikte uzun ve mutlu bir yasam sureceksiniz anlamina gelir.Satin almak ise, uzun sureli bir sikintiya gireceginiz anlamina gelir.</p>
<p>APARTMAN : Aile icinde bazi tartismalar olabilecegine isaret eder.</p>
<p>ARAMAK : Eger ruyada aranan sey bulunursa,gecmiste bir yanlislik yuzunden kaybedilenlere yeniden kavusmaya,bulunamazsa sikintilarin bir muddet daha surecegi anlamindadir. Birisinin sizi aradigini gormek,uzuntu ve keder demektir.</p>
<p>ARI : Bereket, basari ve mutlulugun habercisidir. Ari gormek, İs ve ozel hayatinizda bircok basariya imza atacaginizin habercisidir. Ailenizle mutlu bir hayat sizi bekliyor demektir. Eger ari soktuysa, bir arkadasiniz sizi hayal kirikligina ugratacak anlamina gelir. Ari yakalamak, isteklerinizin gerceklesmesi; ari oldurmek, beklenmeyen bir haber; ari toplulugu bir sirrin aciklanmasi.cicekler uzerinde ari ise yakin bir dostun habersiz ziyareti anlamina gelir.</p>
<p>ARKADAs : Ticarette basari ve iyi sansa yorulur. Arkadasinizin mutlu oldugunu gorduyseniz, bu sizinde mutlu olacaginiz anlamina gelir. Arkadasla kavga:birisine anlattiginiz sirrinizin herkesin agzina dusecegine isarettir. Arkadasinizi hasta veya uzgun gorduyseniz, ondan kotu bir haber alacaksiniz demektir.</p>
<p>ARMAgAN : Arkadas veya sevgili bulmaktir. Armagan vermek, verilen kisinin degerine gore iyi veya kotu bir haber alinacagina; armagan almak, evlilerin cocuk sahibi olmalarina, bekarlarin evlenmesine yorulur.</p>
<p>ARMUT : Neseli ve keyifli olmaktir. Mevsimsiz armut yediginizi gorduyseniz, bir haram mal kazanabilir ya da hastaliga yakalanabilirsiniz. Armut almak ertelenecek bir yolculuga; ham armut,uzuntuye isarettir.Agacta gormek ise, basarili olacaginizin habercisidir.Hasta birinin armut agaci gormesi, olume yorulur.Armut satmak ise, zorluklarla karsilasacaksiniz demektir.</p>
<p>ARPA : Arpa yemek arkadaslarinizla kavga edeceginize; arpa ekmegi zenginlige; arpa tarlasi, kismete ve bolluga; yas arpa, cok kazanca; arpa bicmek, mal almaya ve hacca gitmeye yorulur.</p>
<p>ASANSoR : Rahatliga ve Size maddi yuku olan kimseden kurtulmaya isarettir</p>
<p>ASILMAK : Sizden ust seviyedeki birinin size yardim etmesi veya sizin baskasina iyilik yapmanizdir.</p>
<p>ASKER : Ruyada asker olmak, zorluklara ragmen zengin ve unlu olabilmek demektir. Askeri silahsiz gormek, iyi diye bildiginiz birisinin size kotulugunun dokunacagina isarettir. Bir konuda karar vermeden once cok iyi dusunmelisiniz, aksi takdirde buyuk hatalar yapabilirsiniz.</p>
<p>ASLAN : Ruyanizda aslanin saldirisina ugradiysaniz, dusmanlariniz tarafindan yenilecek onlarin emri altina gireceksiniz. Aslanla bogusmak, kazanmaya; aslan oldurmek, her alanda basariya; aslana sirtini dayamak, kayip ve uzuntuye;.aslan tarafindan takip edilmek; tuzaga dusmeye isarettir.</p>
<p>AscI : Bolluk, rahatlama ve mutluluga isaret eder. Ayrica ani bir yolculugu da belirtebilir. Seyyar asci gormek, durumunuzun degisecegine veya tasinacaginiza; Asciyi kazan basinda gormek, evlenmek isteyenler icin hayirli kismete, hastalar icin hastaligin ilerlemesine yorulur. Asciyi evde gormek, oturdugunuz evden daha iyi bir eve tasinmaya; Asci ile kavga etmek, dost ve komsular hakkinda kotumser olmaya ve bundan zarar goreceginize isarettir.</p>
<p>AsK : Ruyada sevgilisi ile baska birisini gormek, kadin icin, tehlikeli bir rakibi olduguna erkek icinse sevgilisinin kendisine cok sadik olduguna, isarettir. Asik oldugunu gormek cok mutlu olacaginiz anlamina gelir. Bu ruya, cevrenizdeki insanlardan memnun oldugunuza, sikintidan uzak oldugunuza isarettir.</p>
<p>AT ARABASI : At arabasina bindiginizi gormek, gecici bir hastaliga yakalanacaginiz anlamina da gelir.Bircok yeri ziyaret edeceksiniz.</p>
<p>AT : Ruyada herhangi bir sekilde at gormek, iyiye isarettir. İs hayatinda yukselme, ask hayatinda iyi gelismeler, maddi ve manevi isteklerin yerine gelmesi demektir. Ama olu at zarara ve yakin zamanda olume; bagli at mevkiinin degismemesine; at satmak kavgaya; at dovmek hapse girilecegine,suda at dedikoduya isarettir.</p>
<p>ATEs : Atesinizin ciktigini gormek, hayattin asil guzellikleri varken sizin gereksiz islerle ugrastiginiz anlamina gelir. Kendinize biraz ceki duzen verip daha verimli olmaya calisin. Basindan ates cikmasi,onemli bir hastalik gecirmeye, evden ates cikmasi ise, iste basari; atesin sonmesi, evden yasli birinin vefatina; evin yanmasi hakkedilmeyen bir zenginlige; ates icinde olmak, onemli birilerini korkutmaya; ates sondurmek, iyilige; sobada veya ocakta ates gormek ruyayi goren evli ise hamileligine; ateste et pisirmek dedikoduya; ateste tencere kaynatmak, islerin yolunda gitmesine isarettir.</p>
<p>ATEsBoCEgİ : Yakinda alacaginiz bir haberden dolayi sagliginizin duzelecegine moralinizin duzelecegine yorumlanir.</p>
<p>ATLAMAK : Bir yerden baska bir yere atlamak,sosyal statunuzun degismesi anlamindadir. Asagi atlamak, para durumun tamamen tersine donmesi, yukari atlamak, gelire ve zenginlige; dere,hendek veya duvardan atlamak, rahata ermek demektir.</p>
<p>ATLAS KUMAs : Daha once basladiginiz bir isi basariyla bitireceksiniz. Atlas kumas satin almak, esini aldatma; atlas elbise giyinmek ise, iyi bir evlilik yapmak demektir.</p>
<p>AToLYE : Yeni bir ise gireceksiniz ve azminizle basarili olacaksiniz demektir. Riyakar bir arkadasinizin varliginin da habercisidir. AV: Eger ruyanizda avinizi yakalayamadiginizi gorduyseniz, zoru basarmak icin mucadele vermeniz gerekecek demektir. Avi yakaladiginizi gormek ise yakin zamanda basariyi ve mutlulugu elde edeceksiniz demektir. Dagda avci gormek tanimadiginiz birisi tarafindan ugrayacaginiza isarettir. Kopeklerle ava cikmak guvenli, saygin ve rahat yasamak; av kopeklerinin avdan donmesi, issiz kalacaginiza ve sikintilarla ugrasacaginiza, Yirtici hayvan avlamak, hasimlari alt etmeye ve sorunlari asmaya; ormanda avci: izlediginiz yolun hatali olduguna isarettir.</p>
<p>AV KoPEgİ : Girisimde bulunacaginiz islerde basariya ulasacaginiza ve hayallerinizi gerceklestireceginize habercidir.</p>
<p>AVUc : Avucun temiz olmasi faydali ve karli islerle ugrasmak anlamindadir. Alkislamak hos vakit gecirmek mutlulugun isaretidir.</p>
<p>AVUKAT : İcinde bulundugunuz durumda hareketlerinize dikkat etmelisiniz, Dusunmeden hareket ettiginiz takdirde cok buyuk zararlara karsilasabilirsiniz demektir.</p>
<p>AYAK : Bol kazancli ise, sihhatli ve zekice dusuncelere,azimli ve sabirli davranislara isarettir. Sakat ayak, kotu haber ve uzuntuye; killi ayak, buyuk bir suctan aklanmaya; ayak kesmek, bir is icin odullendirmeye; kiz ayagi, islerde basariya; kadin ayagi, yasam boyu zorluklara; ayak yikamak, kar yapmaya isarettir.</p>
<p>AYAKKABI : Zenginlik ve servet demektir.Yeni bir ayakkabi almak veya ayakkabisini kaybetmek, kotu gunlerin belirtisidir. Rahat bir ayakkabi giymek, yakin zamanda huzura kavusulacagina isaret eder. Yirtik ayakkabi tehlikeli bir durumla karsi karsiya kalinacagina yorumlanir. Bu ruyalar genel olarak iyi sayilmazlar. Ayakkabi diktirmek, uzuntulere ve terk edilmeye; ayakkabi sikmasi, cevrede bir cinayet islenmesine; bir kadinin ayakkabi cikarmasi, ayriliga; cocuk ayakkabi, islerin kotulesmesine isarettir. Siyah, beyaz, kirmizi ayakkabi giymek birden bire bir sikintiyla karsilamayi; Sari ayakkabi hastaligi anlatir. Ayakkabilari cikarmak cok yakinda zorluklardan kurtulmayi anlatir.</p>
<p>AYcİcEgİ : sansin acilmasi ve sikintilarin sona ermesi anlamina gelir.</p>
<p>AYDINLIK : Hayallerinizin gerceklesecegine isteklerinizin olacagina isarettir.</p>
<p>AYI : Zorluklarla ve sikintilarla karsilasacaginiz anlamina gelir.Bir kadin icin bu ruya, yeni dusmanlara sahip olacaginin ve bazi zorluklarin olusacaginin isaretidir. Bir ayi oldurmek, sikintilardan kurtulacaginiz anlamina gelir.</p>
<p>AYRILIK : Ruyada sevdiginiz birinden ayrildiginizi gorurseniz, yeni bazi zorluklarla karsi karsiya olmanizin habercisidir. Dusman oldugunuz birinden ayrilmak, ise hayatinizin duzene girecegi anlamindadir.</p>
<p>AY : İs hayatinda meydana gelecek bazi degisiklikler, kazancli cikmaniza neden olacak demektir. Ask hayatinizda da gelismeler olacak. Ayin yerde olmasi, ruyayi gorenin annesinin vefat edecegine; ayin bulutla kapli olmasi, gozde bir hastaliga veya sevgiliden ayrilmaya isarettir.</p>
<p>AYNA : Ruyada ayna silmek unlu olmaya; ayna sirlamak bir kotuluge, sirlari dokulmus ayna, kazancli bir yardim almaya; yuvarlak ayna:dedikodular yuzunden uzulmeye; cerceveli ayna:para kaybina; kirik ayna, esin olumune;aynanin kayip olmasi:buyuk paralar kazanmaya isarettir.. Ruyada aynaya bakmak, yeni bir cevre ve yeni dostlar edinmeye isarettir.. Bir aynaya bakarak cok guzel oldugunu dusunen birinin onunde, mutluluk , ama aynaya bakarken solgun ve bitkin oldugunu gormek onunde sikintilarla dolu bir doneme girildigine isarettir. Ayna satmak, islerde zarara girmek demektir. Aynanin kirilmasi kotu bir haber alinacagini belirtir</p>
<p>AYVA : Ruyada ayva gormek, icinde bulunulan durma gore hastalik, hastaliktan kurtulus, yolculuk, dogum, iste basari ve kazanci isaret eder.Ayva agaci, faydasiz bir arkadasliga;ayva sikmak, kazancli bir is gezisi sonucunda para kazanmaya isarettir.</p>
<p>AZRAİL : Azrail'e selam vermek, bu dunyada daha cok cekeceginiz var anlamina gelir. Azrail'i can alirken gormek, uzun bir hayat yasacaginiza isarettir. Azrail'i gulerek gormek, acisiz bir vefat; kizgin gormek aci cekerek ve izdirap icinde oleceginize isarettir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[WordPress sayfa sayaç eklentisi 2.2]]></title>
<link>http://eklentileri.wordpress.com/?p=9</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 00:28:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://eklentileri.wordpress.com/?p=9</guid>
<description><![CDATA[Bu vakitten sonra eklentiye ait tek bir sayfa olacak ve eklenti kurulumundan, eklenti geçmişine ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu vakitten sonra eklentiye ait tek bir sayfa olacak ve eklenti kurulumundan, eklenti geçmişine kadar her türlü bilgi orada olacak. Acele ve hızlı bir şekilde bu eklentiye ait sayfayı düzenlemek zorunda kaldım. Bu nedenle şu an için yetersiz olabilir.</p>
<p><a href="http://www.dmry.net/wordpress-sayfa-sayac-eklentisi">Sürüm 2.2 için eklenti sayfasını ziyaret edebilirsiniz</a>.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Resimli Bağlantı Kutuları]]></title>
<link>http://eklentileri.wordpress.com/?p=7</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 00:25:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://eklentileri.wordpress.com/?p=7</guid>
<description><![CDATA[Resimli Bağlantı Kutuları, alisko.org tarafından kodlanan, ve tavsiye edeceğiniz bağlantılar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alisko.org/resimli-baglanti-kutulari-v11/">Resimli Bağlantı Kutuları</a>, <a href="http://www.alisko.org/">alisko.org</a> tarafından kodlanan, ve tavsiye edeceğiniz bağlantıları metin olarak değil de, resim olarak görüntülemenizi sağlıyan bir wordpress eklentisi.</p>
<p><img src="http://img.dmry.net/blog/01/wordpress-resimli-baglantilar-eklentisi.jpg" alt="Wordpress Resimli Bağlantı Kutuları 1.1 Eklentisi" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Elle güncelleme uyarılarını kapatalım]]></title>
<link>http://eklentileri.wordpress.com/?p=5</link>
<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 00:22:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://eklentileri.wordpress.com/?p=5</guid>
<description><![CDATA[
Bu adımda elle güncelleme uyarılarını nasıl kapatacağımızı göreceğiz. İşlemi yapacağ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2></h2>
<p>Bu adımda elle güncelleme uyarılarını nasıl kapatacağımızı göreceğiz. İşlemi yapacağımız dosya wp-admin/includes dizini altındaki update.php dosyası. Bu dosyayı herhangi bir editör ile açın ve aşağıdaki işlemleri gerçekleştirin.</p>
<h3>Sürüm güncelleme uyarılarını kapatmak için</h3>
<div class="igBar">PLAIN TEXT</div>
<div class="syntax_hilite">PHP:</p>
<div id="php-1">
<div class="php">
<ol>
<li>
<div style="font-family:'Courier New',Courier,monospace;font-weight:normal;">add_action( 'admin_notices', 'update_nag', 3 );</div>
</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
<p>satırını,</p>
<div class="igBar">PLAIN TEXT</div>
<div class="syntax_hilite">PHP:</p>
<div id="php-2">
<div class="php">
<ol>
<li>
<div style="font-family:'Courier New',Courier,monospace;font-weight:normal;">//add_action( 'admin_notices', 'update_nag', 3 );</div>
</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
<p>olarak değiştirin. Artık yeni bir wordpress sürümü çıktığında haberdar olmayacaksınız. Ancak bu satırı eski haline getirdiğiniz gibi, son sürümden haberdar olabileceksiniz.</p>
<h3>Eklenti güncelleme uyarılarını kapatmak için</h3>
<div class="igBar">PLAIN TEXT</div>
<div class="syntax_hilite">PHP:</p>
<div id="php-3">
<div class="php">
<ol>
<li>
<div style="font-family:'Courier New',Courier,monospace;font-weight:normal;">add_action( 'load-plugins.php', 'wp_update_plugins' );</div>
</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
<p>satırını,</p>
<div class="igBar">PLAIN TEXT</div>
<div class="syntax_hilite">PHP:</p>
<div id="php-4">
<div class="php">
<ol>
<li>
<div style="font-family:'Courier New',Courier,monospace;font-weight:normal;">//add_action( 'load-plugins.php', 'wp_update_plugins' );</div>
</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
<p>olarak değiştirin, ve eklenti güncelleme mesajlarını bir daha görmeyin.</p>
<h2>Eklenti kullanarak güncelleme uyarılarını kapatalım</h2>
<p>Bu işlevi yerine getirmek için iki adet eklenti hazırlanmış. İkisi de güncelleme uyarılarını kapatmak dışında, bir de Wordpress'in güncelleme kontrolü için kendi sunucusuna bağlanmasını engelliyor.</p>
<h3>Sürüm güncelleme uyarılarını kapatmak için</h3>
<p><a href="http://wordpress.org/extend/plugins/disable-wordpress-core-update/">Disable WordPress Core Update</a> eklentisini kurup, wordpress sürüm güncellemelerini kapatabilirsiniz.</p>
<h3>Eklenti güncelleme uyarılarını kapatmak için</h3>
<p>Aynı kişi tarafından hazırlanan <a href="http://wordpress.org/extend/plugins/disable-wordpress-plugin-updates/">Disable WordPress Plugin Updates</a> eklentisini kullanabiliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çocuklarda Okul Öncesi Eğitim]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=19</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:04:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=19</guid>
<description><![CDATA[Çocukların zihinsel ve kişilik                  gelişiminin %70’i 0-6 yaş arasında tamamlanm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların zihinsel ve kişilik                  gelişiminin %70’i 0-6 yaş arasında tamamlanmaktadır.Bu süre                  içeri kazanılan davranış biçimleri,tüm yaşam boyunca devam                  etmektedir.</p>
<p>Okulöncesi eğitim,tüm Avrupa ülkelerinde,hükümet programları ve                  yatırımların temel hedeflerini ve odak noktalarını                  oluşturmaktadır.Ülkemize bakıldığında ise bu konunun üzerinde                  yeterince durulmadığı ve önlemlerin yetersizliği dikkati                  çekmektedir.Rakam vermek gerekirse, okulöncesi eğitim oranı                  Avrupa ülkelerinde (örneğin,Fransa ve İsveç’te) %100’lere                  varmakta olup,ülkemizde ise ancak %15’tir. Siyasi otoriteler,                  okul çağı çocuklarımızın sayısal değerini verirken 15 milyon                  olarak belirtmektedirler.Oysa, eğitim yaşında 4,5milyon 3-6 yaş                  arası çocuk bulunmaktadır.Bu rakamın 20milyon olarak ifadesi                  sağlandığında ve Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi içerisinde                  okulöncesi çağı çocukları için ayrılan pay, okulöncesi çocuk                  nüfusu oranında arttırıldığında, okulöncesi eğitimin öneminin                  kavrandığı belli olacaktır.Avrupa Topluluğuna girme çabası                  içerisinde olduğumuz şu günlerde, çağdaşlığa giden yolun ancak                  çocukların eğitimi ile sağlanabileceği göz önünde                  tutulmalı,yatırım hedefleri saptanırken, çocukların eğitim                  gereksiniminin, doğumdan başlayarak karşılanması gereksinimi                  öncelikle ele alınmalıdır.Bu hedefe ulaşmak için bir an önce                  okulöncesi eğitimin önemine ilişkin kampanyalarla,kamuyu                  bilgilendirmek ve oluşan kamuoyu ile siyasi kararlar alınmasını                  sağlamak gerekmektedir.</p>
<p>3-6 yaş arası bilimsel olarak eğitim yaşıdır.Bu yaş gurubundaki                  tüm çocukların Anayasa’nın 42. Maddesinde belirtilen eğitim                  hakkından yararlanabilmeleri için okulöncesi eğitim kurumlarının                  yeterli sayıya çıkarılması konusunda çalışmalar hızlandırılmalı,                  özel yatırımcılar kredilendirilmeli ve desteklenmelidir.Yapılan                  araştırmalara göre, okulöncesi eğitim alan çocuklar ilkokulda                  okuma yazmayı, bu eğitimi almayan çocuklardan %100 daha hızlı                  öğrenmekte ve bu öğrenme hızı yaşam boyu sürmektedir.Öğrenmenin                  %80’i okuma yolu ile olduğundan , çocuğun kitapla erken yaşta                  tanışması onun öğrenme hızını çok etkilemektedir.Burada da                  okulöncesi eğitimde kitapların önemi açıkça görülmektedir.</p>
<p>0-6 yaş arasındaki çocuğun eğitiminde en önemli rol ana-babaya                  düşmektedir. Bu nedenle öncelikle ana-babanın bilinçlendirilmesi                  çalışmaları önem kazanmaktadır.Ülkemizde okulöncesi eğitim                  kurumlarının azlığı dikkate alındığında,okul öncesi eğitimi                  veren kitap,oyuncak ve benzeri materyalin önemi ve bunların                  kullanımı konusunda velilerin bilgilendirilmesinin zorunluluğu                  açıkça görülmektedir.</p>
<p>Toplum olarak, çok sevdiğimiz çocuklarımız ve geleceğimiz için                  en kalıcı yatırımın eğitim olduğu bilincine vardığımızda, tüm                  diğer sorunlarımızın kolayca çözümlendiğini göreceğiz.Bunun için                  1-7 Eylül tarihleri “Okulöncesi Eğitim Günleri” olarak                  gelenekselleşecektir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[6 ve 7 Yaş Çocuk Gelişimi]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=17</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:02:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=17</guid>
<description><![CDATA[1) Fiziksel Gelişim ve Hareket                  Gelişimi:
- Süt dişlerinin değişmeye başladı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>1) Fiziksel Gelişim ve Hareket                  Gelişimi:<br />
- Süt dişlerinin değişmeye başladığı bu yaşta, bulaşıcı                  hastalıklara karşı duyarlılık da artar.<br />
- Kendi kendine giyinip soyunabildiği gibi, kendi kendine                  tuvaletini yapabilir ve kendi kendini temizlemeyi de                  başarabilir.<br />
- Bu dönemde çocuk motor gelişimi açısından büyük aşamalar                  kaydetmiştir.<br />
- Dengenin gelişmesi sonucu hızlı yürüyebilen, futbol                  oynayabilen, ok atabilen bir birey haline gelmiştir.<br />
- Göz-el koordinasyonunun gelişmesi sonucu da iki elini bağımsız                  olarak kullanabilir.<br />
- Bu dönemde çocuğun küçük kasları oldukça gelişmiş olduğundan,                  diğer yaşlara oranla el işlerinde daha beceriklidir. Kesip                  yapıştırır, boya yapar, resim yapar, tüm araç ve gereçleri iyi                  kullanır.<br />
- Erkek çocuklar topla, kızlar iple oynamayı sever.<br />
- Harfleri yazmaya çalışır, bazılarını ters yazar. Bazı çocuklar                  ad ve soyadlarına ek olarak birkaç kelime daha yazabilirler.</p>
<p>2) Zihinsel ve Bilişsel Gelişim:<br />
- 6 yaşındaki çocuk tembel bir görünümdedir.<br />
- 2,5 yaşında yaşamış olduğu karar verme güçlüklerine uğrar.<br />
- Bir şeyin olumlu ve olumsuz iki yüzü arasında hızla gelip                  gider.<br />
- Son derece meraklıdır. Bu merak annenin şikayetine konu                  olabilecek kadar yoğundur.<br />
- Düşünce açısından realisttir. Sürekli olarak duyduklarının                  doğruluğunu sorgular.<br />
- Çeşitli sözcükleri yazabilir. Kendi adını ve başka birkaç                  sözcük yazabilir.<br />
- Dikkat süresi uzundur.<br />
- Kendisiyle gerçek nitelikte eğitim uygulamaları yapılacak bir                  çağa gelmiştir.</p>
<p>3) Sosyal ve Duygusal Gelişim:<br />
- 6 yaş çocuğu değişmekte olan bir çocuktur. Anneler                  çocuklarındaki bu ani değişiklikleri: "Bu çocuğa ne oldu,                  bilmiyorum, çok değişti." şeklindeki sözcükleriyle dile                  getirirler.<br />
- 6 yaşındaki çocuk tembel ve kararsız bir görünümdedir. 2,5                  yaşında yaşadığı karasızlık problemlerine geri dönmüş gibidir.<br />
- Altı yaş çocuğu pek çok şeyden korkmaz ama hayali durumlardan                  5 yaşındaykenden daha çok endişe duyar. (Cadı, hayalet gibi.)<br />
- İşittiği öykülerden ve seyrettiği filmlerden kolay etkilenir.                  Kabus görerek uyanabilir.<br />
- Önceki yıllarda arkadaş seçiminde cinsiyet ayrımı yapmayan                  çocuk, bu dönemde genelde arkadaş seçiminde kendi cinsiyetinde                  olanları seçmeye başlar. Bunun sebebi toplum tarafından kendine                  yüklenen cinsiyet rollerini daha iyi öğrenmek ve kendi                  cinsiyetine göre oyunlar oynamaktır.<br />
- Bu dönemde çocuklar arasında gruplaşmalar görülür.<br />
- Oyunlarda ve ilgi alanlarında kız ve erkek çocukları arasında,                  farklılık izlenir.<br />
- Her iki cins de sürekli yeni şeyler denemek ister.Yeni oyunlar                  bulur ve uygularlar. Birçok hayali rollere girerler.<br />
- Grup oyunlarından çok hoşlanırlar.<br />
- Bazı sorumluluklar yüklenir, söylenenleri dikkatle dinler,                  dikkat süresi uzar.</p>
<p>4) Duyusal ve Algısal Gelişim:<br />
- Çocuk 6 yaşına yaklaştıkça resimlerindeki oranlar daha                  gerçekçi olmaya başlar.<br />
- Mekan içinde nesneleri yerleştirmesinde bir ilerleme göze                  çarpar.<br />
- Ayrıntılar çoğalır.<br />
- Bütün bunlar çocuğun görme algısının geliştiğinin bir                  işaretidir.<br />
- Söylenenleri dikkatle dinler.<br />
- Dinleme sırasındaki dikkat süresi uzamıştır.</p>
<p>5) Dil Gelişimi:<br />
- Bu döneme kadar çocuk dil gelişimi açısından büyük aşamalar                  kaydetmiştir.<br />
- Konuşurken kullandığı sözcükler ve cümle kurma tarzı bir                  yetişkinden farksızdır.<br />
- Konuşurken ki çocuksu öğelere çok daha az rastlanır.<br />
- Sözcük dağarcığı 6 yaşına kadar 10.000 sözcüğe kadar ulaşır.<br />
- 6 yaş çocuğu ortalama olarak günde 5 yeni sözcük öğrenir.<br />
- Yazı yazmaya ve okumaya karşı isteklidir.<br />
- Her yere bir şeyler yazmak ister.<br />
- Bu dönemde resim yaparken resimlere kendi adını yazma ve hatta                  duvarlara yazı yazma eğilimi görülür.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[5 ve 6 Yaş Çocuk Gelişimi]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=15</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:01:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=15</guid>
<description><![CDATA[Psikomotor Gelişim ve Sosyal                  Gelişim Açısından 5 Yaş Çocuğu
Daha önce 4 ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">Psikomotor Gelişim ve Sosyal                  Gelişim Açısından 5 Yaş Çocuğu</p>
<p>Daha önce 4 yaş çocuğu hakkında verilen bilgiler ışığında 5 yaş                  çocuğunun gelişimini anlatacağız. 5 yaş çocuğunun 4 yaş                  çocuğundan ayırt eden bazı sosyal olaylar ve gelişmelere dikkat                  etmemiz gerekir.</p>
<p>4 Yaş çocuğu ile 5 yaş çocuğu arasında olgunluk açısından büyük                  bir fark vardır. 5 Yaş çocuğu sorulan sorulara verdiği kesin ve                  kısa cevap 5 yaş çocuğunun ne kadar büyük bir gelişmiş sonucu                  meydana geldiğini işaretidir.</p>
<p>4 yaş çocuğu ile arsındaki en büyük fark ise yaptığı iş de belli                  olur.5 yaş çocuğu yapacağı işe önem verir, düşünür ve düşündüğü                  şekilde uygular ve tamamlar.</p>
<p>Özetlemek gerekirse 5 yaş çocuğu kendi kendine yeter, sosyaldir,                  kendinden emindir, şekilci ve uyumludur, rahat ve ciddidir.                  Dikkatli ve kararlıdır. Nazik bir dosttur. Üstün bir kişi                  değilse bile üstün bir çocuktur.</p>
<p>Buradan hareketle 5 yaş çocuğu sanki tüm gelişiminin son                  safhasında gibidir. Hatta bazen onun büyüyüp de küçüldüğünü                  düşünürüz. Aslında biraz da yanlış olmadığı açıktır. Özellikle                  psikomotor gelişim olarak , gelişimin hızını kaybedeceği son                  yaştadır. Bir çok psikomotor gelişim evrelerinin oluştuğu ve                  sadece bunların geliştirilebileceği bir döneme okul çağına geçme                  hazırlığındadır.</p>
<p>Genel Olarak Psikomotor Gelişim Evreleri 5-6 Yaş Çocuğu</p>
<p>Buradan hareketle 5-6 yaş çocuğunun neler yapabileceğini,                  ebeveyn ve öğretmenlerin bu gelişme nasıl yardımcı olabileceğine                  dair bilgiler vereceğiz.</p>
<p>Bizce 5 yaş çocuğunun gelişiminde dikkat etmemiz gereken en                  önemli psikomotor gelişim türleri;</p>
<p>-Kas hakimiyetinin gelişmesi</p>
<p>-Denge gelişimi</p>
<p>-Duyu organları ile hareketlerin koordinasyonu</p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">Denge Gelişimi</p>
<p>Çocuğun gelişimi 5-6 yaşlarında tüm hareketleri özellikle denge                  hareketlerini oyuna çevirmiş ve bunlardan büyük zevk almaya                  başlamıştır.</p>
<p>Dengenin gelişiminde en önemli etken işitme ve görme duyularının                  gelişiminin tamamlanması ve kaslarının koordinasyonunu                  sağlayabilmesidir.</p>
<p>Denge hareketlerinin bazılarına örnek vermek gerekirse;</p>
<p>-Tek ayağı ile zıplaması</p>
<p>Bu becerinin kazanılması ile birlikte çocuk “sek sek” oyunu                  oynamaya başlar. Burada bahsedicimiz sek sek oyunu tabi ki 10-11                  yaşlarında oynanan oyun gibi değil sadece tek ayağı üzerinde                  zıplaması ve bunun çocukta uyandırdığı zevkin tadını                  çıkarmasından öte gitmemektedir.</p>
<p>- Alçak engellerin üzerinden atlar veya ip atlar, özellikle kız                  çocuklarının oynadığı, tek yada iki kişi karşılıklı oynanan ip                  oyunları çocuklara dengesinin gelişmesi ile daha büyük bir zevk                  vermekte kazanmanın tadını çıkarmaktadır.</p>
<p>-Engel atlama</p>
<p>Burada çocuk hem büyük kaslarının geliştirir hem de denge                  hareketlerini uygular</p>
<p>Oyun: Yere iki büyük tahta blok konur, çocuğun bu tahta                  bloklardan birinin üzerine çıkması istenir. Bir bloktan diğerine                  atlaması istenir. Çocuğun becerisine göre bu iki blok arasındaki                  mesafe belirlenir. Ama burada önemli olan çocuğun bu hareketi                  yapabilmesidir.</p>
<p>Vücudun dengesini koruyabilme</p>
<p>Oyun : Bütün çocuklar bir daire üzerinde toplanmaları istenir.                  Çocukların birbirinin omzundan tutması istenir. Bir ayağının                  yerden kaldırılmasını söyleriz. Çocukların gözlerini bir noktaya                  dikmesini sağlarız. Sonra bir ayaklarını indirip diğer                  ayaklarını kaldırmaları isteriz. Bu hareketleri yaparken çocuk                  önceleri zorlanır sonraları zevk almaya başlar. Ve ilerde bunu                  oyun haline çevirir.</p>
<p>-Tahta bloklarda denge</p>
<p>Oyun: İki adet tahta blok araları açık olmak koşuluyla yan yana                  yerleştirilir. Çocuğun her bir ayağını bu tahta bloklara                  yerleştirmesi istenir. Ve bu tahta bloklar üzerinden yere                  atlaması istenir. Yere atladığında iki ayağının bitişik olması                  istenir.</p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">- Bisiklete binmek</p>
<p>Daha önceleri belirtildiği çocuk 3 tekerlekli bisikleti ustaca                  kullanmaya başlar ama asıl dengenin ve pedal çevirmenin                  gerektirdiği iki tekerlekli bisikleti 5 yaşı sonu yada 6 yaşı                  başlarında kullanmaya başlar. İlk başlarda koruyucu tekerler                  takılarak kullandığı iki tekerlekli bisikleti sonraları çok daha                  ustaca kullanmaya başlar.</p>
<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">Diğer Kaba Motor Hareketleri</p>
<p>1- İnce bir çizgi üstünde kolayca yürüyebilir<br />
2- Çok hızlı bir şekilde koşabilir, Koşarken yerden her hangi                  bir cismi alabilir.<br />
3- Parmak uçlarında koşabilir.<br />
4- Hareketlerini müzik ritmine uydurabilir<br />
5- Her iki eliyle de sımsıkı tutar ve bırakır.<br />
6- Dizlerini bükmeden parmak uçlarına değebilir.<br />
7- Çömelerek oynar<br />
8- Kendi başına yemek yiyebilir.<br />
9- Dişlerini kendi başına fırçalayabilir<br />
10- Saçını tarayabilir.<br />
11- Atılan topu kontrollü bir şekilde tutar<br />
12- Topu hedefe tutturabilir.<br />
13- Giyinme ve soyunma gibi faaliyetlerde oldukça gelişmiştir.<br />
14- Annesine sofra kurmak, toplama, toz almak gibi faaliyetlerde                  yardım edebilir.<br />
15- Basamaklardan rahat bir şekilde inip çıkabilir<br />
16- Otururken desteksiz kalkabilir.<br />
17- Top sektirir.<br />
18- Topa sopa ile vurabilir<br />
19- Tahta eşyalarla çeşitli eşyalar yapabilir.<br />
20- El ve yüzünü yardım görmeksizin yıkayabilir<br />
21- Kendi kendine soyunabilir ve bunu hızlı yapar<br />
22- Tuvalet ihtiyacını kimseye ihtiyaç duymadan yapar.<br />
23- Ritmik hareketleri, dansları yapabilir.<br />
24- Müzik araçlarını kullanabilir.<br />
25- Tahta çekiçle tahta çivi çakabilir</p>
<p>5-6 Yaş Çocuk Oyun Araçları</p>
<p>Biliyoruz ki psikomotor gelişimin ilerlemesi için çocuk oyun                  dünyasını ve oyun araçlarını kullanır, şüphesiz bu araçlar onun                  hem bilişsel , hem psikomotor hem de duyusal,dil gelişimine                  yardımcı olur.</p>
<p>Oyuncaklar:</p>
<p>Boyutlu çalışmalar<br />
Yap-boz'lar<br />
Tekerlekli patenler<br />
Basit resim ve harf oyunları<br />
Gölge kuklaları<br />
Basit dikiş dokuma tezgahları<br />
Büyük arabalar- bisikletler<br />
Sosyadramatik oyunlar<br />
Halka atma<br />
Top<br />
Basit kağıt oyunları<br />
Elektrikli trenler<br />
Legolar<br />
Bilgisayar</p>
<p>Tabi ki bu oyuncakları önemi oldukça fazladır ama çocuğun doğal                  ortamda oynayacağı oyunlar onun hem hayal gücünü hem de                  becerilerini artıracaktı.</p>
<p>Anne ve Balara Tavsiyeler</p>
<p>Anne- baba çocuğa gerekli materyalleri sağlayarak ona en büyük                  iyiliği yapacaktır. Üzerinde ehemmiyetle durulması gereken                  oyuncaklar arasında marangoz oyuncaklarını almasıdır.</p>
<p>Ayrıca bu dönemde çocuğa ucu küt makaslar vererek resim                  kesmesini istemek de el-göz koordinasyonu ve küçük kas gelişimi                  açısından okula hazırlık için yararlıdır.</p>
<p>Müzik kurslarına yada bale gibi beceri isteyen etkinliklere                  çocuğun becerisine göre yönlendirmekte önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3 ve 4 Yaş Çocuk Gelişimi]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:00:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=13</guid>
<description><![CDATA[3 yaş:
İnatçılık gitmiş, yerine söz dinleyen, anne babasını memnun                  etmeye ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>3 yaş:<br />
İnatçılık gitmiş, yerine söz dinleyen, anne babasını memnun                  etmeye çalışan bir çocuk gelmiştir.<br />
Bu dönem “oyun çağı'dır. İkili üçlü oyunlar başlar. Bencil                  olmaya devam etse de birlikte oynayacak arkadaşı olmasından                  hoşlanır. Resimli hikayelerdeki kahramanlarla özdeşleşir,                  korkulu öykü ve çizgi filmlerden hemen etkilenir. Canlı bir                  hayal gücü vardır, hayali oyunlar kurar. Olmamış şeyleri olmuş                  gibi anlatır, bu yalancılık olarak yorumlanmamalıdır. Canlı                  hayal gücü nedeniyle de korkuları artar. Benliği gelişmeye                  başlar. “Ben kimim” sorusunun cevabını ararken kız mı, erkek mi                  olduğunu ayırt eder. Kız çocuklar anneye özenir, onun gibi                  makyaj yapmak, topuklu pabuçlar giymek ister. Bunun ardında                  kendini babasına beğendirme isteği gizlidir. Bu dönemde                  eleştirilmez, hoş görülürse ilerde kadın kimliğini kolayca                  kabullenir. Erkek çocuklarda da babaya benzeme davranışları                  teşvik edilmelidir. Ancak annesiyle daha çok zaman geçiren erkek                  çocuklarının anneye hayranlık duyması, bebeklerle oynaması da                  doğaldır.</p>
<p>Adını, soyadını, cinsiyetini, bazen de yaşını söyleyebilir, 10’a                  kadar sayabilir, çocuk şiirlerini, şarkılarını ezberleyebilir,                  ana renkleri bilir, sevdiği öyküyü defalarca dinler, çevresine                  meraklıdır, öğrenme isteği duyar. Çok soru sorar: “Neden? Nasıl?                  Ben nereden geldim?” gibi. Sık sık büyüklerin sözünü keser,                  “bana da söyle” der. Kendi işini kendi görmeye bayılır. Bu dönem                  sorumluluk ve düzen alışkanlığı geliştirmek için çok uygundur.                  Seçim yapabilir; kendi giysisini seçmesine izin verilmelidir.                  Anaokuluna başlamak için iyi bir dönemdir. Kendini tanır, neleri                  yapabildiğini, başkalarından farklı olduğu yönlerini keşfeder.                  Yetenekleri gelişir, kuralları, başkalarının ihtiyaçlarını                  öğrenir. Paylaşma ve işbirliği duygusu gelişir.</p>
<p>4 yaş:<br />
* Tekrar zorlu bir dönemdir; inatlaşma, dengesizlik, uyumsuzluk                  başlar. Çevresindekilere buyurmaya, hükmetmeye bayılır.                  Aşırılıklara kaçar.</p>
<p>* Toplumsallaşmaya başlar. Çoğunlukla kendi cinsinden olan 1-2                  arkadaş seçer. Ancak oyun sırasında da sürekli kavga ederler.</p>
<p>* Yarım bırakılan şeylere karşı duyarsızdır, oyun oynarken                  dağıtır.</p>
<p>* Hareketli ve enerjiktir. Her zaman konuşmak ister. Konuşacak                  kimse yoksa kendi kendine konuşur.</p>
<p>* En fazla soru sorulan dönemdir.</p>
<p>* Beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenir.</p>
<p>* Kalemi yetişkin gibi tutabilir, insan resmi çizer, şekillerin                  adlarını bilir, ev adresini söyleyebilir, 20 ya da daha fazlaya                  kadar sayabilir.</p>
<p>* Kendi dilinin dilbilgisi yapısını öğrenmiştir.</p>
<p>* Şaka ve fıkralardan zevk alır, gülmeye bayılır. Argodan                  hoşlanır. Kelimeler uydurur.</p>
<p>* Dış dünyayı ona öğretin. Birlikte tiyatroya, yürüyüşe, maça                  gidin.</p>
<p>Unutmayın ki siz yetişkinsiniz, o da çocuk. Çaresiz değilsiniz.                  Baskıcı olmadan otoritenizi uygulamak sizin görevinizdir, aksi                  halde onu tehlikelerden koruyamazsınız. Bu nedenle onun                  karşısında kararlı ve kesin tavırlı olmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2 ve 3 Yaş Çocuk Gelişimi]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=11</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 22:59:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=11</guid>
<description><![CDATA[1) Fiziksel Gelişim ve Hareket                  Gelişimi:
- Çocuk bu dönemde dışkılama ve iş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>1) Fiziksel Gelişim ve Hareket                  Gelişimi:<br />
- Çocuk bu dönemde dışkılama ve işeme kasları üzerinde egemenlik                  kurar.<br />
- Çocuk ayağının tümünü kullanarak sağlam adımlarla güvenlik                  içinde koşar, kolaylıkla durup yine koşmaya başlayabilir ve                  engellerden sakınır.<br />
- Dengesini yitirmeden çömelebilir ve ellerini kullanmadan                  yeniden ayağa kalkabilir.<br />
- Parmaklığa veya duvara tutunarak merdivenleri çıkabilir ve                  inebilir. Ancak adım atarken ayak değiştirerek değil, dengeyi                  sağlamak için her basamakta iki ayağını bir araya getirerek inip                  çıkabilir.<br />
- Üç tekerlekli bisiklete oturur, ama pedalları kullanamaz.                  Bisikleti, ayaklarıyla yeri iterek ileri yürütür.<br />
- Kalemi genellikle daha sık kullandığı eliyle, başparmağı ile                  iki parmağını kullanarak ucuna epeyce yakın bir yerden tutar.<br />
- Kendiliğinden, hem dairesel hem de ileri geri karalamalar                  yapar ve küçüklü büyüklü noktalar çizer.</p>
<p>2) Zihinsel ve Bilişsel Gelişim:<br />
- 9. aydan itibaren, nesnelerin sürekli olduğunu ve önünden                  kaldırılsa bile var olmaya devam ettiklerini anlayan çocuk, 2.                  yaşla birlikte bu nesneyi bir süreçle temsil etmeye, yani                  sembolize etmeye başlar. Bu da kavrama ve dil gelişiminin                  başlangıcını oluşturur.<br />
- Çocuklar büyüdükçe, yaşlarına özgü belirli bir takım düşünce                  biçimleri sergilerler.Örneğin sandalyeye çarpınca sandalyeden                  özür dilemesi gibi. Buna animizm (cansız nesnelere yaşamsal                  öğeler yükleme eğilimi) adı verilir.<br />
- İşlem öncesi evredeki bu çocuklar, dış dünyayı, kendi                  "ben-merkezli" bakış açılarından algılarlar, başka birinin                  açısından göremezler.</p>
<p>3) Sosyal ve Duygusal Gelişim:<br />
- Yaşamanın 2. yılındaki hızlı gelişim, çocuğu birçok açıdan                  bağımsız hale getirir. Heyecanlarını göstermeye, kendisini özerk                  bir varlık olarak tanımaya başlar. Kendisini kanıtlamaya                  çalışır.<br />
- 2 yaş çocuğu yetişkinlerle birlikte basit faaliyetlerde                  bulunabilir. Böylece edilgen bir eleman olmaktan kurtulup, aile                  faaliyetlerine katılan ve sosyal ilişkiler kuran etkin bir üyeye                  dönüşür.<br />
- 2 yaş çocuğunun tüm beceri, yetenek ve eğilimlerini güçlü olma                  ve bağımsızlık duyguları büyük ölçüde etkiler.<br />
- Bir takım davranış türlerinin belirli ortamlarda uygulanması                  gereğini öğrenmeye başlarlar.<br />
- Çocuğun kakasını ve çişini tutabilmesi ve uygun bir yere                  yapması çocuğun yakın çevresinden büyük ilgi görür ve                  ödüllendirilir. Böylece çocuk toplumun, iyi, kötü, doğru, yanlış                  ve ayıp gibi yargılarıyla karşılaşır.<br />
- Çocuğun dışkılama ve işeme üzerinde denetim sahibi olması,                  seçim yapabilme duygusunun gelişmesine yol açar. Özerklik                  duygusu gelişmezse başkaları tarafından denetlenme, kararsızlık,                  kuşku ve utanç duygularının temelleri atılır.<br />
- Tuvalet eğitiminde çocuğun davranışı ailenin tavır ve                  tutumları sonucu gelişir veya gelişmez. Tuvalet eğitimi                  konusunda çocuğu zorlamamak gerekir. Bu çocukta korku, endişe ve                  utanç uyandırır.<br />
- Aşırı duygulanma, yorgunluk ya da korku durumlarında                  anneye/babaya sıkıca sarılır.<br />
- Engellendiğinde karşı çıkar ve söz dinlemez.<br />
- Sahip olduğu şeyleri kararlılıkla korur.<br />
- Oyuncaklarını ya da yetişkinin ilgisini paylaşma anlayışı                  henüz gelişmemiştir.<br />
- İsteklerini erteleme veya duruma göre değiştirme anlayışı                  yeterince gelişmemiştir.<br />
- 2 yaşına kadar yalnız oynanan oyun, bu yaştan sonra arkadaş                  ilişkilerinin başlamasıyla taklit, birbirini seyretme ve                  birbirinin oyuncağını alma şekline dönüşür. Oyunlar işbirliğine                  dayanmayan paralel oyunlardır.<br />
- Çocuk bu dönemde benmerkezcidir. Herkesin kendisi gibi                  düşündüğünü ya da hissettiğini sanır. Empati geliştiremez.<br />
- 2 buçuk yaş itibariyle çocukta olumsuz, kararsız ve isyankâr                  bir tutum oluşur. Bu evrenin ebeveynlerin tutumu nedeniyle                  sağlıklı bir şekilde atlatılamaması durumunda çocukta ileriki                  yıllarda saplantı, aşırı gerginlik ve inatçılık huyları                  yerleşir.</p>
<p>4) Duyusal ve Algısal Gelişim:<br />
- Resimli kitaplardan çok hoşlanır; en çok beğendiği resimlerde                  ince ayrıntılara dikkat eder.<br />
- Fotoğraf bir kez gösterildikten sonra, tanıdığı yetişkinleri                  fotoğrafta ayırt edebilir ancak genelde kendisini tanıyamaz.<br />
- Ancak 2 buçuk yaşından itibaren fotoğraflarda kendisini                  tanıyabilir.<br />
- Kendisiyle konuşulduğunda ilgiyle dinler.</p>
<p>5) Dil gelişimi:<br />
- 2 yaş çocuğunun konuşması yabancılarca bile kolay                  anlaşılabilir ancak hala pek çok çocuksu öğe içerir.<br />
- Sözcük dağarcığı hızla gelişmektedir<br />
- İki sözcüklü cümleler kurabilir.<br />
- Sık sık "Kim?" ve "Niçin?" sorularını sorar.<br />
- En zor kavrayabildiği sözcükler kendi ile ilgili zamirlerin                  yerinde kullanılmasıdır.<br />
- Yoğun duygulanıma yol açan durumlarda kekeleme oldukça yaygın                  ama geçicidir.<br />
- Tuvalet gereksinmesini uygun zaman ve yerde dile getirip                  önceden haber verebilir.<br />
- 2 buçuk yaşından itibaren kelime dağarcığı 200 ya da daha                  fazla sözcüğe ulaşır. Beni, bana, ben ve sen zamirlerini doğru                  olarak kullanabilir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[1 ve 2 Yaş Çocuk Gelişimi]]></title>
<link>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=7</link>
<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 22:56:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>paratoner</dc:creator>
<guid>http://cocukgelisimi.wordpress.com/?p=7</guid>
<description><![CDATA[1 ila 2 yaşındaki bebeklerin bu                  dönemde fiziksel, hareket, zeka, dil ve sosyal g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>1 ila 2 yaşındaki bebeklerin bu                  dönemde fiziksel, hareket, zeka, dil ve sosyal gelişimlerinde                  değişme olur. Uzman Psikolog Şebnem Kartal bu dönemde görülen                  gelişmeleri sizler için derledi.</p>
<p>Bebekler 1 - 2 yaş döneminde enerji doludurlar, bu inanılmaz                  enerjiyi de dünyayı tanımak, çevrelerini keşfetmek ve                  meraklarını gidermek için kullanırlar. Hayal güçleri ve taklit                  yetenekleri artmıştır. Hareket,konuşma ve düşünme becerileri                  hızla gelişmektedir. Ne kadar çok uyaranla karşılaşırlarsa, bu                  becerileri ve beyinleri o oranda gelişir. Bebekler dünyayı                  oyunla tanırlar, mekan ve araçlar - malzemeler ne olursa olsun                  her türlü oyun bebeğinizin gelişimini destekleyecektir.                  Bebeğinize evin her köşesini keşfetme olanağı tanıyın (tehlikeli                  mekanlar hariç) ve asla eviniz dağılıyor gibi bencil bir                  gerekçeyle onu bir odaya hapsetmeyin Fırsat buldukça dışarıya                  çıkmasını sağlayın, hem temiz hava alacak, hem de dış dünyayı                  tanıma fırsatı olacaktır..</p>
<p>Fiziksel gelişimi<br />
1. yılda bebekler genellikle doğum ağırlıklarının 3 katına                  ulaşırlar. 3 kilo 250 gr doğmuş bir bebek, bir yılın sonunda                  yaklaşık 9.5 - 10 kilo civarında olur. Boyları ise 20 - 25 cm                  artar, yani doğduğunda boyu 48 cm. olan bir bebek yaşını                  doldurduğunda 70 cm civarında olur. 15. aya kadar bebeklerin                  çoğunun 8 dişi tamamlanır.</p>
<p>Hareket gelişimi<br />
Bu dönemde bebeklerin enerji dolu olduklarını yazımızın başında                  belirtmiştik. Hareket becerilerinin artması onları                  çevrelerindeki insanlara bağımlılıktan kurtarır ve bu da                  kendilerine olan güveni artırır. Bu dönemde bebeğinize fazla                  miktarda yasaklar koymanız her yaptığına ''Hayır'' demeniz, her                  ellediğine ''Cıs'' demeniz sizinle inatlaşmasına ve                  huysuzlaşmasına sebep olur. Dünyayı keşfetme istekleri o kadar                  yoğundur ki, sizin engellemelerinizi er ya da geç aşıp,                  isteklerine ulaşacaktır. Bu yüzden bu dönemde çocuğunuza sürekli                  yasaklar koymaktansa, onun için tehlikeli olduğunu düşündüğünüz                  şeyleri ortadan kaldırın. Böylece hem onu tehlikelerden korumuş                  olursunuz, hem bebeğiniz sürekli engellemelerden dolayı kendine                  olan güvenini kaybetmez, hem de çatışma ve inatlaşmadan dolayı                  aranızdaki iletişim zedelenmemiş olur. Hangimiz kapısı sürekli                  kilitli tutulan bir odada ne olduğunu merak etmeyiz? Dikiş                  kutusunu ortada bırakarak 1 yaşındaki çocuğuna bunu ellememesi                  gerektiğini öğretmeye çalışan aile sayısı hiç de azımsanacak                  miktarda değil. Özellikle iyi eğitim almış aileler çocuklarını                  ''Disiplinli'' büyütmeye çalışırlar. ''Disiplin'' iyi bir                  şeydir, ama 1 yaşındaki bebeğinizi disipline sokacağım diye                  yaşamını yasaklarla bezemeyin lütfen, bunun için 2 - 3 sene daha                  beklemeniz, çocuğunuzun ruh sağlığı için daha iyi olacaktır.                  Bebeğinizin bağımsızlığını kazanmasını istiyorsanız,                  hareketlerini mümkün olduğu kadar az sınırlandırın. Bebekler,                  genellikle yaşlarını karşılarken yürürler. Daha önceki sayılarda                  da belirttiğimiz gibi, bebekler arasında bireysel farklar                  vardır, bazı bebekler 11. ayda yürürken bazıları 15. ayda yürür.                  Bebeğinizin yürümesini desteklemek için onunla aranızda uygun                  bir mesafe bırakarak onu çağırın. Bu mesafe ne bebeğinizin                  cesaretini kıracak kadar uzun olmalı, ne de onu yürümeye teşvik                  etmeyecek kadar kısa olmalı. Bebeğiniz yürürken düşerse, ''Eyvah                  vah vah'' diyerek üzerine atlamayın, bebeğinizin düşmesinin                  doğal olup olmadığını ve o durumda telaşlanılacak bir şey olup                  olmadığını anlamak için size bakacaktır, siz telaşlanırsanız, o                  da telaşlanıp ağlamaya başlar ve cesareti kırılır. Yaşını                  doldurmuş bir bebek ayrıca, ufak objeleri (ekmek kırıntısı)                  toplayabilir, küpleri veya diğer objeleri daha büyük bir kutuya                  atıp, tekrar çıkarabilir. 2 yaşına doğru karalamalar yapabilir,                  yetişkin sandalyesine oturabilir ve hareket edebilen                  oyuncaklarla oynayabilir. Bu dönemde çocuğa hareketini                  kendisinin başlatabileceği oyuncaklar alabilirsiniz; top, araba,                  kamyon ve diğer itilip çekilebilen oyuncaklar ve tef, piyano,                  davul gibi oyuncak müzik aletleri. Ayrıca onu kalem ve kağıtla                  da tanıştırabilirsiniz, bardakla su içmesi veya kaşığını                  kullanarak yemek yemesi için de onu destekleyebilirsiniz.</p>
<p>Bilişsel (zeka) gelişimi<br />
Bu dönemde bebekler daha önce gördükleri nesne, kişi ve olayları                  hatırlayabilirler. Örneğin, bebeğiniz ilk karşılaşmasında                  kendisini üzen birini 2. kez gördüğünde, geçmiş deneyimini                  anımsayarak bu kişiden uzak durabilir. Aynı becerinin devamı                  olarak, kaybolan oyuncaklarını son gördükleri yerde                  arayabilirler. Bir başka deyişle, göremedikleri şeylerin                  varlıklarını devam ettirebildiğinin farkındadırlar. Oyuncak                  ayıları ortada olmayabilir, ama bu ayının yok olduğu anlamına                  gelmez, yatak odalarında veya mutfakta unutmuş olabileceklerinin                  bilincindedirler ve onu arama çabasına da girebilirler. Ayrıca,                  bu dönemde amaçlarına ulaşmak için araç kullanabilirler,                  Sandalyeye çıkarak masanın üzerinde duran oyuncaklarını almak                  gibi... Bu örnekte bebek oyuncağına ulaşmak için sandalyeyi araç                  olarak kullanabileceğinin farkındadır, bu da zihinsel                  gelişiminin bir göstergesidir. Taklit yetenekleri iyice                  artmıştır ve deneme - yanılma yoluyla her şeyi öğrenmeye                  çalışırlar. Oyuncaklarını defalarca yere atıp, geri vermemiz                  için bize ellerini uzatırlar, bu bize anlamsız gelebilir, ama                  onlar bunu yaparken mutlaka yeni bir şeyler keşfetmeye                  çalışıyorlardır.</p>
<p>Dil gelişimi<br />
Bu dönemde bebekler söylenen pek çok basit cümleyi rahatlıkla                  kavrayabilirler. Hatta sizin küçük direktiflerinizi yerine                  getirebilirler, ''Evet'' ve ''Hayır'' ın anlamlarını bilir ve                  yapmalarına izin vermediğiniz şeyi anlayabilirler. 1,5 yaşına                  doğru birçok bebek vücudunun belirli parçalarını gösterebilir.                  Bu dönemde bebeğinizle vücudun parçalarını gösterme oyunu                  oynayarak onun dil gelişimini destekleyebilirsiniz. 2 yaşına                  doğru ise vücudunun 1 - 2 parçasını kendisi söyleyebilir.                  Bebekler arasında bireysel farklılıklar olduğunu unutmamak                  koşuluyla, bebeğinizin bir yaşından itibaren 4 ila 10 sözcük                  arasında sözcüğü söyleyip söylemediğini kontrol edebilirsiniz.                  Bebekler 2 yaşlarına doğru 2 kelimeyi yan yana getirerek cümle                  kurmayı da başarabilirler, ''Anne gel'', ''Hadi git'' gibi...                  Bebeğinizin dil gelişimini desteklemek için onunla bol bol                  konuşun, radyo veya uygun programlar varsa televizyon dinletin.                  Oradan duyduklarınızı oyun haline getirip, bebeğinizle tekrar                  edin ve yaş dönemine uygun kitaplar seçerek, bunları okuyup,                  onun da sayfalar bakıp sözcükleri tekrar etmesini veya ses                  çıkarmasını teşvik edin. Çocuğunuzun yanlış söylediği bir şeyi                  düzeltmeyin, bu onun konuşma cesaretini kırabilir veya kendine                  olan güvenini azaltabilir. Bunun yerine yanlış söylediği                  sözcüğün doğrusunu söyleyerek, onun bunu doğru söylenişi                  öğrenmesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Sosyal - duygusal gelişimi<br />
Bu dönemde bebeğiniz bağımsızlığını ilan etmiş özerk bir                  bireydir artık. Ayrı bir kişi olduğunun farkındadır. Hareket                  serbestisini de kullanarak sosyal ilişki kurmaya çabalar.                  Örneğin, eline geçirdiği bir nesneyi sırayla salonda oturan                  herkesin eline verip, sonra geri alıp, sonra tekrar diğerlerinin                  eline verir. İşte bu alış - veriş onun sosyal ilişki kurma                  isteğinden kaynaklanır. Yukarda sözünü ettiğimiz eşyayı yere                  atıp, geri verilmesini beklemesinde de sosyal ilişki kurma                  isteğinin etkisi vardır. Yine bu dönemde, yabancılara karşı                  korku ve endişe gözlenebilir, bu da bilişsel gelişiminin bir                  göstergesidir; demek ki bebeğiniz artık yabancılarla daha önce                  gördüğü kişileri rahatlıkla birbirlerinden ayırt edebilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Raportör, “AKP kapatılmamalı” dedi !]]></title>
<link>http://siyasibilimler.wordpress.com/?p=14</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 19:03:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>bilgisayarparcalari</dc:creator>
<guid>http://siyasibilimler.wordpress.com/?p=14</guid>
<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi rapotörü, raporunu üyelere verdi..
Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, AK ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://image2.haber3.com/haber/169557.jpg" alt="" align="left" /><span class="haberTanitim">Anayasa Mahkemesi rapotörü, raporunu üyelere verdi..</span></p>
<p>Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, AK Parti hakkında açılan kapatma davasında raporunu mahkeme üyelerine dağıttı.</p>
<p>Dava kapsamında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın yüksek mahkeme heyetine yaptığı sözlü açıklamalar ile parti yetkililerinin sözlü savunmasının ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri inceleyen raportör Osman Can raporunu tamamladı.</p>
<p>Can'ın sunduğu raporda partinin kapatılmaması yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. Ancak raportörün kararının bağlayıcılığı bulunmuyor. Son kararı yine mahkemenin 11 üyesi verecek.</p>
<p><strong>ŞİMDİ NELER OLACAK ?</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunulan rapor üyelere dağıtıldı.</p>
<p>Bu sürecin ardından, rapor yüksek mahkemenin 11 üyesi tarafından incelenecek. Heyet incelemesini tamamladıktan sonra, Kılıç davanın ele alınacağı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.</p>
<p>AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması durumunda 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.</p>
<p>Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.</p>
<p><strong>AÇIKLAMA HAŞİM KILIÇ'TAN</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti hakkında açılan kapatma davasında raportörün raporunu hazırladığı belirterek, raporu üyelere dağıttığını bildirdi. Kılıç, raporların bağlayıcı olmadığını, üyelerin çalışmalarını hızlandırıcı ve onlara yardım edici nitelikte belgeler olduğunu söyledi.</p>
<p>Kılıç, Anayasa Mahkemesi üyelerinin bundan sonra basın mensupları tarafından rahatsız edilmemesini istedi ve "Lütfen mahkemeyi rahat bırakın ve bu süreci sağlıklı bir şekilde tamamlayalım" dedi. Kılıç, şunları söyledi:</p>
<p>"O nedenle, arkadaşlarımız, üyelerimiz gerek Başsavcılığın, gerekse siyasi partinin savunmalarını yaptıktan sonra bu konudaki çalışmalarına derhal başladılar ve şu ana kadar çalışmalarını sürdürüyorlar.</p>
<p>Bu aşamada raportörümüzün raporu gelmiş durumdadır. Üyelerimize dağıttım. Bir kısım arkadaşımız burada olmadığı için dağıtamadık ama yarın sanıyorum onları da tamamlayacağız. Rapor şu anda arkadaşlarımıza ulaşmış durumda. Arkadaşlarımızın çalışma temposu ve biçimi önümüzdeki süreci tayin edecektir. Bu süreç içinde arkadaşlarla konuşacağız, uygun olan zamanda gündemi verip, müzakerelere gececeğiz."</p>
<p><strong>- Gündem belirlenirken üyelerin de görüşünü alınacak mı?</strong><br />
"Arkadaşlarımızla görüşeceğiz. Onlarla gerekli istişareyi yaptıktan sonra, uygun olan zamana gündemi vereceğim.."</p>
<p><strong>- Yüksek Askeri Şura toplantısının sonucu beklenecek mi?</strong><br />
"Onlar bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi programımıza, çalışma hızımıza göre kendi gündemimizi kendimiz belirleyeceğiz..</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Deutsche Rechtsanwälte und Türkische Nationalisten erklären EU und den Kurdenu.a.den „Cyber-Krieg“]]></title>
<link>http://magnetenergy.wordpress.com/?p=90</link>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 14:05:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>freeenrgy</dc:creator>
<guid>http://magnetenergy.wordpress.com/?p=90</guid>
<description><![CDATA[Hacker
 Türkische Nationalisten erklären EU den „Cyber-Krieg“
Sie sind anti-europäisch, anti-]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hacker</p>
<p style="text-align:center;"><a title="http://www.focus.de/digital/computer/hacker-tuerkische-nationalisten-erklaeren-eu-den-cyber-krieg_aid_317709.html" href="http://www.focus.de/digital/computer/hacker-tuerkische-nationalisten-erklaeren-eu-den-cyber-krieg_aid_317709.html" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-92 aligncenter" src="http://magnetenergy.wordpress.com/files/2008/07/mwsnap016-2008-07-15-17_42_47.jpg?w=233" alt="" width="233" height="104" /></a> Türkische Nationalisten erklären EU den „Cyber-Krieg“<br />
Sie sind anti-europäisch, anti-kurdisch und drohen, Milliardenschäden anzurichten. Zuletzt kaperten die Hacker des „<a title="http://www.ayyildiz.de/" href="http://www.ayyildiz.de/" target="_blank">Ayyildiz </a>Teams“ die Website des Europäischen Rates.</p>
<p><a title="http://www.ayyildiz.de/" href="http://www.ayyildiz.de/" target="_self"><img class="alignnone size-medium wp-image-91" src="http://magnetenergy.wordpress.com/files/2008/07/mwsnap015-2008-07-15-17_41_10.jpg?w=300" alt="" width="300" height="122" /></a></p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------</p>
<p align="center"><img src="http://www.mavi1.org/forum/atam.gif" alt="" /></p>
<p align="center">
<p align="center"><span style="font-size:x-large;">HACKED BY iSKORPiTX</span></p>
<p align="center"><a href="http://www.unovideo.com/flvideo/" target="_blank"><span style="font-size:medium;">(TURKISH HACKER)</span></a></p>
<p align="center"><strong>iskorpitx hacking&#38;security cd si hazır mavi1.org ve forumda  gerekli açıklamalar var acele edin tren kalkıyor</strong></p>
<p align="center"><strong>DÜNYA MARKASI TAKLİT EDİLEMEZ! HACKERLER VURUR LAMERLER  İNLER!!</strong></p>
<p align="center"><strong>iskorpitx hacking&#38;security cd sini hazırladı</strong></p>
<p><span style="font-size:large;">iscorpitx</span><span style="font-size:large;">, marque du  monde, présente ses salutations à tout le monde.</span></p>
<p>________________________________________________________________________________________________</p>
<div id="columnRechtstext">
<p><strong>AyDE</strong></p>
<p>1 Mit der optional zu buchenden AyDE Flatrate für 15,00 € telefonieren Sie für 30 Tage kostenlos ins deutsche Festnetz sowie i